Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre:dedi ki:''Ben,Hâlid İbnu'l-Velîd -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber Meymûne'nin evine girdik. Akabinde kızartılmış keler getirildi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elini ona doğru uzattı. Tam bu sırada kadınlarından biri: Rasûllah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yemek istediği şeyin ne olduğunu haber verin, dedi. Oradakiler bu kelerdir yâ Rasûlallah! Dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elini kelerden kaldırdı. (Hâlid b. Velîd -radıyallahu anh- dedi ki:) Ben: Bu haram mıdır yâ Rasûlallah? diye sordum. Rasûlullah: "Hayır, lâkin bu benim kavmimin arazîsinde yoktur. Onun için ben kendim için bunu yemeyi hoş bulmam (kendimi tiksiniyor hissederim)" buyurdu. Bunun üzerine ben o keleri kendime doğru çektim de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bakarken onu yedim, demiştir.
باب إِبَاحَةِ الضَّبِّ
Sahih
Sahîh-i Müslim hadisi
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Müslim 1945a
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ دَخَلْتُ أَنَا وَخَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ، مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْتَ مَيْمُونَةَ فَأُتِيَ بِضَبٍّ مَحْنُوذٍ فَأَهْوَى إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ فَقَالَ بَعْضُ النِّسْوَةِ اللاَّتِي فِي بَيْتِ مَيْمُونَةَ أَخْبِرُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمَا يُرِيدُ أَنْ يَأْكُلَ . فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ فَقُلْتُ أَحَرَامٌ هُوَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ "
لاَ وَلَكِنَّهُ لَمْ يَكُنْ بِأَرْضِ قَوْمِي فَأَجِدُنِي أَعَافُهُ " . قَالَ خَالِدٌ فَاجْتَرَرْتُهُ فَأَكَلْتُهُ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْظُرُ
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre:dedi ki:''Ben,Hâlid İbnu'l-Velîd -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber Meymûne'nin evine girdik. Akabinde kızartılmış keler getirildi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elini ona doğru uzattı. Tam bu sırada kadınlarından biri: Rasûllah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yemek istediği şeyin ne olduğunu haber verin, dedi. Oradakiler bu kelerdir yâ Rasûlallah! Dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elini kelerden kaldırdı. (Hâlid b. Velîd -radıyallahu anh- dedi ki:) Ben: Bu haram mıdır yâ Rasûlallah? diye sordum. Rasûlullah: "Hayır, lâkin bu benim kavmimin arazîsinde yoktur. Onun için ben kendim için bunu yemeyi hoş bulmam (kendimi tiksiniyor hissederim)" buyurdu. Bunun üzerine ben o keleri kendime doğru çektim de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bakarken onu yedim, demiştir.
Rivayet eden: Müslim (No. 1945a), Buhârî (No. 5537) ve Ahmed b. Hanbel (No. 16210).
Ümmü Hafîd Bint el-Hâris o da Hüzeyle Bint el-Hâris beraberin bazı hediyeler olduğu halde ki bu hediyelerin içinde keler de vardı kızkardeşi Meymûne'yi ziyarete geldi.O öğle yemeğine Meymûne'nin kızkardeşlerinin çocukları da geldiler.Hâlid b. Velîd onun kızkardeşinin oğludur.Meymûne onun teyzesidir.Yine o Abdullah b. Abbâs ve Fadl b. Abbâs'ın teyzesidir.Öğle yemeği konulduğu zaman Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- etten yemek için elini uzattı.Evde bulunan kadınlardan bazıları Rasûllah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yemek istediği şeyin ne olduğunu haber verin, dediler.Peygamber'e denildi ki:o keler etidir.O da elini kaldırdı ve ondan birşey yemedi.Hâlid -radıyallahu anh- Peygamber'e dedi ki: Bu haram mıdır yâ Rasûlallah? diye sordum.Rasûlullah: "Hayır, lâkin bu benim kavmimin arazîsinde yoktur. Onun için ben kendim için bunu yemeyi (tiksinirim) hoş bulmam" buyurdu.Bunun üzerine Hâlid -radıyallahu anh- o keleri kendime doğru çektim de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bakarken onu yedim, demiştir.
Arapça açıklama
جَاءَت أُمُّ حَفِيد بِنتُ الحارِث، وهِي هُزَيلَة بنت الحارث جاءَت إلى أُخْتِهَا مَيْمُونَة زَائِرَةً لَها ومَعها شَيءٌ من الهدَايا وكان من ضِمْن الهدَايا ضَبٌّ، وقَدْ حَضَرَ ذَلِكَ الْغَدَاء أَبْنَاءُ أَخوَات ميمونة، فخالد بن الوليد هُو ابن أُخْتِها؛ ميمُونة خَالَتُه، وعبدالله بن عباس والفضل بن عباس هي خالتُهما أيضاً.
ولما وُضِعَ الغَدَاءُ ومَدَّ النبي صلى الله عليه وسلم يَدَهُ إلى اللحْمِ لِيَأْكُل منْه قالت نِسْوَةٌ ممن في البيت أخْبِرُوا رسولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم بما يريد أنْ يَأْكُل، فقِيلَ لَه: إنَّه لَحمُ ضب فرفع يدَه ولم يأكل فقال له خالد: أحرامٌ هو يا رسول الله؟ قَال: لا ولكنه لم يكُن بِأَرْضِ قَوْمِي فَأَجِدُني أعافُهُ، أي: أتقذر منه قال خالد: فاجتررته فأكلته والنبي صلى الله عليه وسلم ينظر.
جواز أكل الضب.
أن الكراهة الطبيعية من النبي -صلى الله عليه وسلم- للشيء لا تحرمه؛ لأن هذا شيء ليس له تعلق بالشرع، ومرده النفوس والطباع.
حُسنُ خُلُقِ النبي -صلى الله عليه وسلم- إذ لم يعب الطعام، وهذه عادته الكريمة، إن طاب له الطعام أكل منه، وإلا تركه من غير عيبه.
أن النفس وما اعتادته، فلا ينبغي إكراهها علَى أكل ما لا تشتهيه وما لا تستطيبه، فإن الذي لا ترغبه لا يكون مريئا، فيخل بالصحة.
Âlimlerin hükümleri
Âlim
Hüküm
Kapsam
Eser
Müslimv. 261 h.
Sahihصحيح
Hadis
صحيح مسلمNo. 1945
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (13)
SahihElbânîصحيح — صحيح أبي داود (3794)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح على شرط الشيخين — تخريج صحيح ابن حبان (5267)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح على شرط الشيخين — تخريج صحيح ابن حبان (5263)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح على شرط الشيخين — تخريج المسند لشعيب (16813)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح — تخريج المسند لشعيب (16815)
SahihBuhârîصحيح — صحيح البخاري (5537)
SahihBuhârîصحيح — صحيح البخاري (5391)
SahihMüslimصحيح — صحيح مسلم (1946)
Ebû Dâvûdسكت عنه [وقد قال في رسالته لأهل مكة كل ما سكت عنه فهو صالح — سنن أبي داود (3794)
Sahihİbn Hibbânأخرجه في صحيحه — صحيح ابن حبان (5267)
Sahihİbn Hibbânأخرجه في صحيحه — صحيح ابن حبان (5263)
Senedi sahihAynîطريقه صحيح — نخب الافكار (13/114)
Senedi sahihابن جرير الطبريإسناده صحيح — مسند عمر (1/162)
Diğer rivayetler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 5537