Dinleyin ve itaat edin! Onlar, kendi vazifelerinden sorumlu, siz de kendi vazifenizden sorumlusunuz
باب فِي طَاعَةِ الأُمَرَاءِ وَإِنْ مَنَعُوا الْحُقُوقَ
Sahih
Sahîh-i Müslim hadisi
Sahîh-i Müslim 1846b
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سِمَاكٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ وَقَالَ فَجَذَبَهُ الأَشْعَثُ بْنُ قَيْسٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اسْمَعُوا وَأَطِيعُوا فَإِنَّمَا عَلَيْهِمْ مَا حُمِّلُوا وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْ " .
Vâil el-Hadramî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Seleme b. Yezîd el-Cu’fî -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şöyle sordu:
Ey Allah'ın Nebi'si! Bizden kendi haklarını isteyen, ama bize hakkımızı vermeyen idareciler gelecek olsa, bu durumda ne yapmamızı emredersin? diye Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sordu. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ona cevap vermedi. Sonra yine ikinci ya da üçüncü kez sordu. Eş'as b. Kays soruyu soran adamı çekti. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Dinleyin ve itaat edin! Onlar, kendi vazifelerinden sorumlu, siz de kendi vazifenizden sorumlusunuz.»
Rivayet eden: Müslim (No. 1846b, 1846a) ve Tirmizî (No. 2199).
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e insanlardan işitip itaat etmelerini isteyen, fakat kendilerine düşen hakları -adaleti yerine getirmek, ganimeti vermek, zulümleri gidermek ve eşit davranmak gibi- vermeyen yöneticiler hakkında soruldu.
“Bunlar karşısında bize neyi emredersin?” denildi.
Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan yüz çevirdi. Sanki bu soruları hoş görmüyordu. Fakat soruyu soran kişi ona ikinci ve üçüncü kez tekrar sordu. Eş'as b. Kays -radıyallahu anh- soruyu soran kişiyi çekerek onu susturmaya çalıştı.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle cevap verdi: "Onların söylediklerini dinleyin ve emirlerine uyun. Çünkü adaleti yerine getirmek ve halkın hakkını vermek gibi kendilerine yüklenen ve sorumlu kılındıkları şeyler onlar sorumludur. Sizin üzerinize düşen itaat etmek, hakları yerine getirmek ve musibetlere karşı sabretmektir.
Hadisten çıkan dersler
Yöneticilere, halkın haklarını tam olarak yerine getirmeseler dahi, Allah Teâlâ’nın razı olduğu hususlarda dinleyip itaat etmek emredilmiştir.
İdarecilerin görevlerini ihmal etmeleri, halka da görevlerini ihmal etme hakkı vermez. Herkes yaptığı işlerden sorumludur ve kusurlarından dolayı hesaba çekilir.
Din, karşılıklı pazarlık ve şartlı bir değiş-tokuş üzerine kurulmuş değildir. Bilakis, karşı taraf kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmese bile, kişinin kendi üzerine vacip olanı yerine getirmesi esasına dayanır. Nitekim bu hadis-i şerifte de bu hakikat ifade edilmiştir.
Arapça açıklama
سُئِلَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم عن الأمراء الذين يَطلبون حَقَّهم من الناس مِن السمع والطاعة، ويَمنعون الحقَّ الذي عليهم؛ مِن بَذْل العدل وإعطاء الغنيمة ورد المظالم والتسوية، فما تأمرنا أن نفعل معهم؟
فأعْرَضَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم عنه؛ كأنه كَرِهَ هذه المسائل، لكنْ أعادَ السائلُ عليه مرة ثانية وثالثة، فَجَذَبَ الأشعثُ بنُ قيس رضي الله عنه السائلَ لِيُسْكِتَه.
فأجاب النبيُّ صلى الله عليه وسلم، وقال: اسمعوا لقولِهم، وأطيعوا أمرَهم؛ فإنما عليهم ما حُمِّلوا وما كُلِّفوا مِن العدل وإعطاء حق الرعية، وعليكم ما حُمِّلْتُم من الطاعة وأداء الحقوق والصبر على البلية.
الأمر بالسمع والطاعة للأمراء على كل حال فيما يرضي الله عز وجل، وإن لم يقوموا بحق الرعية.
تقصير الحكّام في واجبهم لا يُسَوِّغُ تقصيرَ الناس بالمقابل في واجباتهم؛ فكلٌّ مسؤولٌ عن عملِه، ومؤاخذ عن تقصيره.
الدين ليس مبنيًّا على المُقايَضَة، وإنما على الالتزام بما وَجَب وإنْ قَصَّرَ الآخَرُ بما وجب عليه في المقابل، كما ورد في هذا الحديث.
Âlimlerin hükümleri
Hüküm, kitabın (Sahîh-i Müslim) konumundan alınmıştır.
وعن أبى هنيدة وائل بن حجر رضي الله عنه قال: سأل سلمة بن يزيد الجعفي رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فقال: يا نبي الله، أرأيت إن قامت علينا امراء يسألونا حقهم، ويمنعونا حقنا، فما تأمرنا؟ فأعرض عنه، ثم سأله، فقال…