İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim33. kitap

Oğlum! Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i; «Yöneticilerin en kötüsü insafsız ve katı kalpli olanlardır.» diye buyururken dinledim. Sakın sen, o yöneticilerden olma!

باب فَضِيلَةِ الإِمَامِ الْعَادِلِ وَعُقُوبَةِ الْجَائِرِ وَالْحَثِّ عَلَى الرِّفْقِ بِالرَّعِيَّةِ وَالنَّهْيِ عَنْ إِدْخَالِ الْمَشَقَّةِ عَلَيْهِمْ

Sahih Sahîh-i Müslim hadisi Sahîh-i Müslim 1830

Râvi:A’idh ibn Amr

حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ، أَنَّ عَائِذَ بْنَ عَمْرٍو، - وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - دَخَلَ عَلَى عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ زِيَادٍ فَقَالَ أَىْ بُنَىَّ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏

إِنَّ شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ فَإِيَّاكَ أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ اجْلِسْ فَإِنَّمَا أَنْتَ مِنْ نُخَالَةِ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَقَالَ وَهَلْ كَانَتْ لَهُمْ نُخَالَةٌ إِنَّمَا كَانَتِ النُّخَالَةُ بَعْدَهُمْ وَفِي غَيْرِهِمْ ‏.‏

Âiz b. Amr -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, kendisi Ubeydullah b. Ziyâd’ın yanına girmiş ve ona şunları söylemiştir: Oğlum! Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i; «Yöneticilerin en kötüsü insafsız ve katı kalpli olanlardır.» diye buyururken dinledim. Sakın sen o yöneticilerden olma! Ona dedi ki sen Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in ashabının değersiz/düşük seviyede olanlarındansın. (Bunun üzerine Âiz -radıyallahu anh- ona şu cevabı verdi:) Onların içinde değersiz kimseler yoktu. Ancak değersiz olanlar, onlardan (yani sahabelerden) sonra gelenler ve diğerleridir.

Rivayet eden: Müslim (No. 1830) ve Ahmed b. Hanbel (No. 19719).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Ubeydullah b. Ziyâd, babasından sonra Iraklılar'ın yöneticisi olduğu zaman Âiz b. Amr -radıyallahu anh-, Ubeydullah b. Ziyâd’ın yanına girmiş ve ona şunları söylemiştir: Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i; «Yöneticilerin en kötüsü insafsız ve katı kalpli olanlardır» buyururken dinledim. "Hutame", deve çobanlığı yaparken, develeri güderken, suya götürürken ve sudan getirirken onlara çok şiddetli davranan kimsedir. Develeri birbirinin üzerine atarak onlara kötü davranandır. Burada develere kötü davranan kimsenin örnek olarak verilmesi, insanlara zulmeden, onlara yumuşak davranmayan ve rahmet etmeyen valinin kötülüğünü anlatmak içindir. (Sakın sen o yöneticilerden olma!) sözü Âiz -radıyallahu anh-'ın sözüdür. O, bunu, İbn Ziyâd'a nasihat etmek için söylemiştir. İbn Ziyâd'ın ona cevabı şöyle oldu: Sen, Muhamed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in ashabının değersiz/düşük seviyede olanlarındansın.Yani onların faziletlilerinden, âlimlerinden ve makam ehli olanlarından değilsin. Bilakis onların düşük seviyede olanlarındansın. Burada nehâle, unun kepeği manasına olup, o da kabuklarıdır.Hakâle ve hasâle de aynı manadadır. Değerli sahabe ona şu sözüyle karşılık verdi. (Onların içinde değersiz kimseler yoktu. Ancak değersiz olanlar onlardan sonra gelenler ve diğerleridir). Bu söz, doğruluğu açık, dosdoğru her müslümanın boyun eğeceği sözlerdendir. Muhakkak ki sahabe -radıyallahu anhum- hepsi insanların seçkinleri ve ümmetin efendileridirler. Kendilerinden sonra gelenlerin en faziletlileri sahabelerdir. Hepsi adaletli ve önder kişilerdir ve içlerinde değersiz ve düşük seviyede olan bir kimse de yoktur. Ancak karışıklık onlardan sonra ve onlardan sonra gelenlerin içinden olmuştur.

Arapça açıklama

دخل عائذ بن عمرو رضي الله عنه على عبيد الله بن زياد وهو أمير العراقين بعد أبيه، فقال: "إني سمعت رسول الله يقول: إن شرّ الرعاءالحطمة"، والحُطَمَة: هو العنيف برعاية الإبل في السوق والإيراد والإصدار، ويلقي بعضها على بعض ويعسفها، ضَرَبَه مثلاً لوالي السوء، والمراد منه اللفظ القاسي الذي يظلمهم ولا يرق لهم ولا يرحمهم.

وقوله: (فإياك أن تكون منهم) من كلام عائذ نصيحةً لابن زياد.

فما كان من ابن زياد إلاَّ أن أجابه: (إنما أنت من نخالتهم)، يعني لست من فضلائهم وعلمائهم وأهل المراتب منهم بل من سَقَطِهم، والنخالة هنا استعارة من نخالة الدقيق، وهي قشوره، والنخالة والحقالة والحثالة بمعنى واحد، قوله.

فردَّ عليه الصحابي الجليل رضي الله عنه : (وهل كانت لهم نخالة؟! إنما كانت النخالة بعدهم وفي غيرهم)، هذا من جزل الكلام وفصيحه وصدقه الذي ينقاد له كل مسلم؛ فإِنَّ الصحابة رضي الله عنهم كلهم هم صفوة الناس، وسادات الأمة، وأفضل ممن بعدهم، وكلهم عدول قدوة، لا نخالة فيهم، وإنما جاء التخليط ممن بعدهم وفيمن بعدهم.

  • استحباب نصح الرجل لأبنائه.
  • أمر الأمراء بالمعروف، ونهيهم عن المنكر برفق.
  • مشروعية نصيحة الأمراء.
  • التزام الصحابة -رضي الله عنهم- بالأمر بالمعروف والنهي عن المنكر.
  • أنه لا يجوز للإنسان الذي ولاه الله -تعالى- على أمر من أمور المسلمين أن يكون عنيفًا عليهم؛ بل يكون رفيقًا بهم.
  • إصلاح الأمة وصلاحها يكون بِقَوْدِهَا إلى الطريق القويم باللين.
  • خير الناس للناس من كان هيِّناً ليِّناً.
  • وجوب الرفق بمن ولاه الله عليهم بحيث يرفق بهم في قضاء حوائجهم وغير ذلك، مع كونه يستعمل الحزم والقوة والنشاط، يعني لا يكون لينًا مع ضعف، ولكن لينًا بحزمٍ وقوةٍ ونشاطٍ.
  • جُرْأَة عائذ بن عمرو -رضي الله عنه- في الرد على عبيد الله بن زياد، وبيانه له أنَّ الصحابة كلهم سادة وأفاضل، ولم يعرف السقط والنخالة إلا بعد قرنهم.
  • فضل الصحابة -رضي الله عنهم-.

Klasik şerh

Nevevî — Şerhu Sahîhi Müslim

قَوْله : ( إِنَّمَا أَنْتَ مِنْ نُخَالَتهمْ ) يَعْنِي : لَسْت مِنْ فُضَلَائِهِمْ وَعُلَمَائِهِمْ وَأَهْل الْمَرَاتِب مِنْهُمْ , بَلْ مِنْ سَقْطهمْ , وَالنُّخَالَة هُنَا اِسْتِعَارَة مِنْ نُخَالَة الدَّقِيق , وَهِيَ قُشُوره , وَالنُّخَالَة وَالْحُقَالَة وَالْحُثَالَة بِمَعْنًى وَاحِد. قَوْله : ( وَهَلْ كَانَتْ لَهُمْ نُخَالَة ؟ إِنَّمَا كَانَتْ النُّخَالَة بَعْدَهُمْ وَفِي غَيْرهمْ ) هَذَا مِنْ جَزْل الْكَلَام وَفَصِيحه وَصِدْقه الَّذِي يَنْقَاد لَهُ كُلّ مُسْلِم , فَإِنَّ الصَّحَابَة - رَضِيَ اللَّه عَنْهُمْ - كُلّهمْ هُمْ صَفْوَة النَّاس وِسَادَات الْأُمَّة , وَأَفْضَل مِمَّنْ بَعْدهمْ , وَكُلّهمْ عُدُول , قُدْوَة لَا نُخَالَة فِيهِمْ , وَإِنَّمَا جَاءَ التَّخْلِيط مِمَّنْ بَعْدهمْ , وَفِيم…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Hüküm, kitabın (Sahîh-i Müslim) konumundan alınmıştır.

Diğer rivayetler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 192

Ebu Said Hasan el-Basri (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Aiz İbn-i Amr (Allah Ondan razı olsun) Ubeydullah İbn-i Ziyad’ın yanına girdi ve: -Oğlum ben Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in: “İş başındakilerin en kötüsü idaresi altındaki kimselere katı ve kaba davranandır”…

التاسع‏:‏ عن أبي سعيد الحسن البصري أن عائذ بن عمرو رضي الله عنه دخل على عبيد الله بن زياد فقال‏:‏ أي بني، إني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏إن شر الرعاء الحطمة” فإياك أن تكون منهم‏.‏ فقال له ‏:‏ اجلس…

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 656

Âiz ibni Amr (Allah Ondan razı olsun)’dan rivâyet edildiğine göre: Kendisi Ubeydullah ibni Ziyad’ın yanına girmiş ve ona şunları söylemiştir: Oğlum ben Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’i “Yöneticilerin en kötüsü merhametsiz zalim ve katı kalpli olanlardır, buyururken işittim. Sakın sen o…

وعن عائذ بن عمرو رضي الله عنه أنه دخل على عبيد الله بن زياد، فقال له‏:‏ أى بنى، إنى سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “إن شر الرعاء الحطمة” فإياك أن تكون منهم‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏

Râvi: A’idh ibn Amr

Ayrıca rivayet edenler… (9)
  • الأموال لابن زنجويه (6)شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ
  • السنن الكبرى للبيهقي (15294)شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ ، فَإِيَّاكَ أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ
  • الكني والأسماء للدولابي (641)إِنَّ شِرَارَ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ فَإِيَّاكَ أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ
  • المعجم الكبير للطبراني (14470)مِنْ شَرِّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (38532)شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ
  • صحيح ابن حبان (4609)شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ ، فَإِِيَّاكَ أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ
  • مستخرج أبي عوانة (5564)إِنَّ شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ ، فَإِيَّاكَ أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ ، فَقَالَ لَهُ عُبَيْدُ اللَّهِ : اجْلِسْ فَإِنَّمَا أَنْتَ مِنْ نُخَالَةِ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ ﷺ ، قَالَ : فَهَلْ كَانَتْ لَهُ نُخَالَةٌ ؟ إِنَّمَا النُّخَالَةُ فِي غَيْرِهِمْ ، وَمَنْ بَعْدَهُمْ
  • مستخرج أبي عوانة (5565)إِنَّ شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ
  • مسند الروياني (775)شَرَّ الرِّعَاءِ الْحُطَمَةُ

Konular