«Ey Ebu Zer, ben seni zayıf görüyorum. Ben kendim için istediğimi senin için de isterim. Sakın iki kişi üzerine âmir olma ve yetim malına da velilik yapma!»
Ebû Zer -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana şöyle dedi: «Ey Ebû Zer, ben seni zayıf görüyorum. Ben kendim için istediğimi senin için de isterim. Sakın iki kişi üzerine âmir olma ve yetim malına da velilik yapma!»
Rivayet eden: Müslim (No. 1826, 1825), Ebû Dâvûd (No. 2868), Nesâî (No. 3667) ve Ahmed b. Hanbel (No. 20536, 20582).
Ebû Zer -radıyallahu anh- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisine; «Ben seni zayıf görüyorum. Ben kendim için istediğimi senin için de isterim. Sakın iki kişi üzerine amir olma, yetim malına da velilik yapma!» dediğini haber vermiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu dört cümleyi Ebû Zer'e açıklamıştır. Birincisi: Ona şöyle demiştir: «Ben seni zayıf görüyorum» Bu vasıf gerçeğe mutabık olup nasihatı gerektirecek bir durumdur. Mesela bir kimse başka bir kimseye: Sövme ve kırmak için değil de nasihat babından sende şunlar şunlar var dese bunda bir sıkıntı yoktur. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ben seni zayıf görüyorum» demiştir. İkincisi: «Ben kendim için istediğimi senin için de isterim.» Bu Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in güzel ahlâkının bir örneğidir. İlk cümlede kırıcı bir şey vardır. «Ben kendim için istediğimi senin için de isterim.» dediğinde kendim için istediğimi senin için de istediğim için böyle söyledim demektir. Üçüncüsü: «Sakın iki kişi üzerine âmir olma!» İki kişi üzerine yönetici olma demektir. Bunun anlamı; sayı artarsa onlara da yönetici olma demektir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in onu yönetici olmaktan men etmesinin sebebi onun zayıf olması sebebiyledir. Yöneticilikte ise güvenilir ve güçlü insana ihtiyaç duyulur. Güçlü olan idare etmeyi , keskin konuşmasını bilir. Bir şey dediğinde yapılır. İnsanlar önünde zayıf olmaz. Eğer insanlar kişiyi zayıf kabul ederlerse onların nazarında bir hürmeti kalmaz. Ahmaklar ona baş kaldırır. Ancak güçlü olursa Allah'ın hudutları aşılamaz. Allah'ın kendisine bahşetmiş olduğu yönetimde kusuru olmaz. İşte gerçek yönetici budur. Dördüncüsü: «Yetim malına da velilik yapma!» Yetim, büluğ çağına ermeden babası ölen kimsedir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona, yetimin malı üzerine veli olmasını yasaklamıştır. Çünkü yetimin malı, özen ve himaye etmeye ihtiyaç duyar. Ebû Zer zayıf olduğu için hakkıyla bu mala özen gösteremez diye ona; «Yetim malına da velilik yapma!» demiştir. Yani yetime veli olma, bu görevi başkasına bırak demektir. Burada Ezû Zer -radıyallahu anh-'ı eksik görmek yoktur. İyiliği emreden ve kötülüğü yasaklayan birisidir. Buna ziyade olarak da züht hayatı yaşayan birisiydi. Ancak yönetim ve velilik gibi belirli bazı hususlarda zayıf bir kimse idi.
Arapça açıklama
أخبر أبو ذر رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال له: "إني أراك ضعيفاً وإني أحب لك ما أحب لنفسي فلا تأمرن على اثنين ولا تولين على مال يتيم" هذه أربع جمل بيَّنها الرسول -عليه الصلاة والسلام- لأبي ذر:
الأولى: قال له: "إني أراك ضعيفاً"، وهذا الوصف المطابق للواقع يحمل عليه النصح، فلا حرج على الإنسان إذا قال لشخص مثلا: إن فيك كذا وكذا، من باب النصيحة لا من باب السب والتعيير.
الثانية: قال: "وإني أحب لك ما أحبه لنفسي" وهذا من حسن خلق النبي -عليه الصلاة والسلام-، لما كانت الجملة الأولى فيها شيء من الجرح قال: "وإني أحب لك ما أحب لنفسي" يعني: لم أقل لك ذلك إلا أني أحب لك ما أحب لنفسي.
الثالثة: "فلا تأمرنَّ على اثنين"، يعني: لا تكن أميرًا على اثنين، وما زاد فهو من باب أولى.
والمعنى أن النبي صلى الله عليه وسلم نهاه أن يكون أميرًا؛ لأنه ضعيف، والإمارة تحتاج إلى إنسان قوي أمين، قوي بحيث تكون له سلطة وكلمة حادة؛ وإذا قال فعل، لا يكون ضعيفا أمام الناس؛ لأن الناس إذا استضعفوا الشخص لم يبق له حرمة عندهم، وتجرأ عليه السفهاء، لكن إذا كان قويًّا لا يتجاوز حدود الله عز وجل، ولا يقصر عن السلطة التي جعلها الله له فهذا هو الأمير حقيقة.
الرابعة: "ولا تولين مال يتيم" واليتيم هو الذي مات أبوه قبل أن يبلغ، فنهاه الرسول -عليه الصلاة والسلام- أن يتولى على مال اليتيم؛ لأنَّ مال اليتيم يحتاج إلى عناية ويحتاج إلى رعاية، وأبو ذر ضعيف لا يستطيع أن يرعى هذا المال حق رعايته فلهذا قال: "ولا تولين مال يتيم" يعني لا تكن وليا عليه دعه لغيرك.
وليس في هذا انتقاصًا لأبي ذر فقد كان يأمر بالمعروف وينهى عن المنكر بالإضافة للزهد والتقشف، ولكنه ضعف في باب معين وهو باب الولاية والإمارة.
تحريم الولاية لمن علم من نفسه الضعف عن القيام بأعبائها.
وجوب حفظ مال اليتيم وعدم الأكل منه بغير حق أو تضييعه.
Ebû Zer -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü! Beni memur tayin etmez misin?" dedim. Bu sözüm üzerine, elini omzuma vurdu ve sonra da: «Ey Ebu Zer, görüyorum ki sen zayıfsın. O (yönetim sorumluluğu) ise, bir emanettir. O, onu (yönetimi) hakkıyla alan…
وعن أبى ذر رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: “ يا أبا ذر إني أراك ضعيفاً، وإنى أحبُّ لك ما أحب لنفسي، لا تأمرن على اثنين ولا تولين مال يتيم” ((رواه مسلم)).
وعنه قال: قلت يا رسول الله ألا تستعملني؟ فضرب بيده على منكبي ثم قال: “يا أبا ذر إنك ضعيف، وإنها أمانة، وإنها يوم القيامة خزي وندامة، إلا من أخذها بحقها، وأدى الذى عليه فيها” ((رواه مسلم)).