Râvi:Abu Mas‘ûd al-Badrî
حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، - يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ - حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ أَبُو مَسْعُودٍ الْبَدْرِيُّ كُنْتُ
أَضْرِبُ غُلاَمًا لِي بِالسَّوْطِ فَسَمِعْتُ صَوْتًا مِنْ خَلْفِي " اعْلَمْ أَبَا مَسْعُودٍ " . فَلَمْ أَفْهَمِ الصَّوْتَ مِنَ الْغَضَبِ - قَالَ - فَلَمَّا دَنَا مِنِّي إِذَا هُوَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِذَا هُوَ يَقُولُ " اعْلَمْ أَبَا مَسْعُودٍ اعْلَمْ أَبَا مَسْعُودٍ " . قَالَ فَأَلْقَيْتُ السَّوْطَ مِنْ يَدِي فَقَالَ " اعْلَمْ أَبَا مَسْعُودٍ أَنَّ اللَّهَ أَقْدَرُ عَلَيْكَ مِنْكَ عَلَى هَذَا الْغُلاَمِ " . قَالَ فَقُلْتُ لاَ أَضْرِبُ مَمْلُوكًا بَعْدَهُ أَبَدًا .
Ebu Mesud el-Ensarî -radıyallahu anh- anlatıyor: Ben değnekle bir kölemi dövüyordum. Arkadan bir ses “Ey Ebu Mesud! Ey Ebu Mesud!” diye bağırıyordu. Kızgınlığımdan önce sesini alamadım. Yaklaşınca, bir de baktım ki o, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir ve şunu söylüyor: «Ey Ebu Mesud! Şunu bil! Ey Ebu Mesud! Bilesin ki.» Ben hemen değneğimi elimden yere attım. O (sözlerine) şöyle devam etti: «Ebu Mesud! Bilesin ki, senin bu köleye gücünün yettiğinden daha fazlası ile Allah’ın gücü sana yeter.» Bunun üzerine ben bundan sonra bir daha kesinlikle köle dövmeyeceğim dedim. Bir rivayette: Onun heybetinden kırbaç elimden düştü. Bir rivayette: “Ya Rasulallah! Onu Allah Teâlâ için azat ettim.” dedim. O da: «Eğer öyle yapmasaydın, muhakkak ateş sana dokunur, seni yalardı.» buyurdu.
Rivayet eden: Müslim (No. 1659a, 1659c, 1659d, 1659e), Tirmizî (No. 1948) ve Ahmed b. Hanbel (No. 16467, 21318, 21322).