İçeriğe geç

Mişkâtü'l-Mesâbîh18. kitap

«Allah Teâlâ bir devlet başkanı hakkında hayır dilediği zaman, ona unuttuğunu hatırlatan, hatırladığını yapmaya yardım eden doğru sözlü bir yardımcı verir. Şayet Allah Teâlâ o devlet başkanı için hayır dilemezse, ona unuttuğunu hatırlatmayan ve hatırladığını yapmaya da yardım etmeyen kötü bir yardımcı verir.»

الفصل الثاني

Sahih Mişkâtü'l-Mesâbîh 3707

Râvi:Âişe

وَعَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِذَا أَرَادَ اللَّهُ بِالْأَمِيرِ خَيْرًا جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ صِدْقٍ إِنْ نَسِيَ ذَكَّرَهُ وَإِنْ ذَكَرَ أَعَانَهُ. وَإِذَا أَرَادَ بِهِ غَيْرَ ذَلِكَ جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ سُوءٍ إِنْ نَسِيَ لَمْ يُذَكِّرْهُ وَإِنْ ذَكَرَ لَمْ يُعِنْهُ» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُد وَالنَّسَائِيّ

Âişe -radıyallahu anha-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah Teâlâ bir devlet başkanı hakkında hayır dilediği zaman, ona unuttuğunu hatırlatan, hatırladığını yapmaya yardım eden doğru sözlü bir yardımcı verir. Şayet Allah Teâlâ o devlet başkanı için hayır dilemezse, ona unuttuğunu hatırlatmayan ve hatırladığını yapmaya da yardım etmeyen kötü bir yardımcı verir.»

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 2932). Mişkâtü'l-Mesâbîh içinde geçer (No. 3707).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ bir devlet başkanı hakkında hayır dilediği zaman» Bu hadiste bahsedilen irade (dilemek) kaderi kevni iradedir. Bundan dolayı hayır ve şer olarak gelmiştir. Allah Teâlâ o dilediği şeyi seve de bilir, buğz da edebilir. Bu, Allah Teâlâ'nın sevdiği şeri iradeyi de kapsayan genel bir iradedir. Bu hayır; kendisine doğru sözlü bir yardımcı bahşedilen yönetici olarak tefsir edilmiştir. Bu hayır; iki cihandaki hayra muvaffak kılınmak olduğu gibi, cennet olarak da tefsir edilmiştir. «Ona doğru sözlü bir yardımcı verir» ifadesi; sözlü ve fiili, gizli ve açık bütün hususları içerir. Bu yardımcıya doğruluk izafe edilmiştir. Çünkü dostlukta ve diğer hususlarda esas olan budur. «Unutuğunda» Bu yönetici unuttuğunda, ihtiyacı olan şeyi unuttuğunda -unutmak beşerin tabiatında olan birşeydir- ya da şer'i bir hükümde yanıldığında ya da mazlumun davasında veyahut da yönettiği kimselerin maslahatı olan bir hususta «Ona hatırlatır» yani, bu doğru sözlü vezir, ona doğru yolu gösterir. Yönetici «hatırladığında» sözü, fiili ve görüşü ile «ona yardımcı olur.» «Şayet Allah Teâlâ, o devlet başkanı için bunu dilemezse» Yani hayır dilemezse, onun için şer dilemiştir. Şerden uzak durmak i'ma ile tabir edilmiştir. Çünkü uzak durduğunda çirkinlik ve iğrençliğinden dolayı -şer- ismi ile zikredilir. Kendisinden uzaklaşıldığında uzaklaşılan o şeyin ismi ile zikredilmesi evladır. Eğer bu şer yapılırsa uzağı işaret eden işaret zamiri ile "Şunu" diye ifade edilir. Bu hadiste hayrın tazim edilip, makamının yükseltilmesi, onu talep etmeye teşvik ve onu elde etmede çaba sarfetmek vurgulanmıştır. Netice olarak «ona kötü bir yardımcı verir» ifadesi ile kastedilen şey; hayrı istenilen yöneticinin tam tersi olarak bu kimseye sözünde yaptıklarında kötü olan bir yardımcı verir anlamı kastedilmiştir. «Unuttuğunda» kesinlikle yapması gereken bir şeyi terk ettiğinde «ona bu şeyi hatırlatmaz» Çünkü onu buna sevk edecek nurlu bir kalbi yoktur. «Hatırladığını yapmaya yardım etmeyen» hayırlı işte ona yardım etmek bir tarafa onu, bu hayrı işlemekten engellemeye çalışır. Bu; onun tabiatının şerli olmasından ve amelinin kötülüğünden dolayı böyledir.

Arapça açıklama

يبين رسول الله صلى الله عليه وسلم في هذا الحديث أنّ الله تعالى: "إذا أراد بالأمير خيراً"، وفسِّرت هذه الخيرية لمن وُفِّق لوزير صدق من الأمراء بخيرية التوفيق لخيري الدارين، كما فسرت هذه الخيرية بالجنة.

وقوله: "جعل له وزير صدق" أي في القول والفعل، والظاهر والباطن، وأضافه إلى الصدق؛ لأنَّه الأساس في الصُحبة وغيرها.

فــ"إن نسي" أي: هذا الأمير، فإن نسي ما يحتاج إليه -والنسيان من طبيعة البشر-، أو ضلّ عن حكم شرعي، أو قضية مظلوم، أو مصالح لرعية، "ذكَّره" أي: هذا الوزير الصادق وهداه.

"وإن ذكر" الأمير ذلك، "أعانه" عليه بالرأي والقول والفعل.

وأما قوله: "وإذا أراد به غير ذلك" أي: غير الخير، بأن أراد به شرّاً، كانت النتيجة "جعل له وزير سوء" والمراد: وزير سوء في القول، والفعل، نظير ما سبق في ضده.

"إن نسي" أي: ترك مالا بد منه "لم يذكِّره" به؛ لأنه ليس عنده من النور القلبي ما يحمله على ذلك.

"وإن ذكر لم يعنه" بل يسعى في صرفه عنه؛ لشرارة طبعه، وسوء صنعه.

  • وجود فئة صالحة حول الحاكم ترشده إلى الخير وتعينه عليه دليل توفيق الله -تعالى ورضاه عنه-، وفي ذلك عون على إقامة العدل.
  • الحث على اتخاذ وزير صالح، وأن ذلك من علامة سعادة الوالي، والتحذير من وزير السوء، وأنه علامة على شقاوة الوالي.
  • تحذير الحكام من بطانة الشر؛ فإنها سبب للإفساد والطغيان.
  • لا يقتصر هذا الأمر على الرئيس أو الأمير، بل ينطبق على كل صاحب ولاية عامة على أمر من أمور المسلمين.

Âlimlerin hükümleri

İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح

Diğer rivayetler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 678

Aişe (Allah Ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah herhangi bir idareci ve devlet başkanına hayır dilerse ona unuttuğunu hatırlatan, hatırladığı şeyleri yapmaya yardım eden doğru sözlü bir yardımcı nasib eder. Allah hayırdan başka…

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “إذا أراد الله بالأمير خيراً، جعل له وزير صدق، إن نسي ذكره، وإن ذكر أعانه، وإذا أراد به غير ذلك جعل له وزير سوء، إن نسي لم يذكره، وإذ ذكر لم يعنه”…

Râvi: Âişe

Ayrıca rivayet edenler… (5)
  • الأسماء والصفات للبيهقي (319)إِذَا أَرَادَ اللَّهُ بِالأَمِيرِ خَيْرًا جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ صِدْقٍ , إِنْ نَسِيَ ذَكَّرَهُ ، وَإِنْ ذَكَرَ أَعَانَهُ , وَإِذَا أَرَادَ بِهِ غَيْرَ ذَلِكَ جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ سُوءٍ ، إِنْ نَسِيَ لَمْ يُذَكِّرْهُ ، وَإِنْ ذَكَرَ لَمْ يُعِنْهُ
  • الإرشاد في معرفة علماء الحديث لأبي يعلى الخليلي (97)إِذَا أَرَادَ اللَّهُ بِأَمِيرٍ خَيْرًا جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ صِدْقٍ ، إِنْ نَسِيَ ذَكَّرَهُ ، وَإِنْ ذَكَرَ أَعَانَهُ
  • السنن الكبرى للبيهقي (18698)إِذَا أَرَادَ اللَّهُ بِالأَمِيرِ خَيْرًا جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ صِدْقٍ ، إِنْ نَسِيَ ذَكَّرَهُ ، وَإِنْ ذَكَرَ أَعَانَهُ ، وَإِذَا أَرَادَ غَيْرَ ذَلِكَ جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ سُوءٍ ، إِنْ نَسِيَ لَمْ يُذَكِّرْهُ ، وَإِنْ ذَكَرَ لَمْ يُعِنْهُ
  • النصيحة للراعي والرعية للتبريزي (68)إذا أراد الله بالأمير خيرا جعل له وزير صدق ، إن نسي ذكره ؛ وإن ذكر أعانه ؛ وإذا أراد الله به غير ذلك ، جعل له وزير سوء إن نسي لم يذكره ، وإذا ذكر لم يعنه
  • صحيح ابن حبان (4586)إِِذَا أَرَادَ اللَّهُ بِالأَمِيرِ خَيْرًا جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ صِدْقٍ ، إِِنْ نَسِيَ ذَكَّرَهُ ، وَإِِنْ ذَكَرَ أَعَانَهُ ، وَإِِذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهِ غَيْرَ ذَلِكَ ، جَعَلَ لَهُ وَزِيرَ سُوءٍ ، إِِنْ نَسِيَ لَمْ يَذْكُرْهُ ، وَإِِنْ ذَكَرَ لَمْ يُعِنْهُ

Aynı konuda

Konular

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ