Abdullah b. Amr -radıyallahu anh-'tan bir kadın Peygamberimiz’in -sallallahu aleyhi ve sellem- yanına gelerek şöyle demiştir:''Ya Rasûlallah, şu çocuk benim oğlumdur. Karnım ona yuva, göğsüm pınar, kucağım da ona kundak oldu. Şimdi babası beni boşadı ve çocuğu benden almak istiyor.''Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-,''Başkası ile evlenmediğin sürece onun üzerinde sen hak sahibisin.''
Abdullah b. Amr -radıyallahu anh-'tan bir kadın Peygamberimiz’in -sallallahu aleyhi ve sellem- yanına gelerek şöyle demiştir:''Ya Rasûlallah, şu çocuk benim oğlumdur. Karnım ona yuva, göğsüm pınar, kucağım da ona kundak oldu. Şimdi babası beni boşadı ve çocuğu benden almak istiyor.''Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-,''Başkası ile evlenmediğin sürece onun üzerinde sen hak sahibisin.''
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 2276) ve Ahmed b. Hanbel (No. 6420). Mişkâtü'l-Mesâbîh içinde geçer (No. 3378).
Bu hadiste bir kadın kendisini boşayıp oğlunuda ondan almak istediği zaman kocasını Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şikayet etmesi vardır.Bu kadın oğlunun kendisine kalması konusunda öncelik verilmesini gerektiren özellikler zikretti.Cenin iken karnı ona yuva,doğduktan sonra göğsü ona pınar, kucağı da onu içine alan yumuşak bir yer oldu.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'de kadının kendisinden bahsettiği özelliklerini onayladı.Başkası ile evlenmediğin sürece bakımı konusunda sen hak sahibisin.''Eğer nikahlanırsan bakma konusunda ondan daha hak sahibi olmazsın.Bilakis babası daha çok hak eden olur.Bunun sebebi eğer kadın evlenirse oğlu onunla kalır.Ve bu yeni eşin evinde olur.Ve oda ona minnet eder ya da çocuk babasından daha fazla onunla alaka kurar.Ve belkide başka zararlar vuku bulur.
Arapça açıklama
في هذا الحديث أن امرأةً اشتكت إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم زوجَها حين طلقها وأراد أن يأخذ ابنها منها،
وذكرت هذه المرأة من الأوصاف ما يقتضي تقديمها عليه في بقائه عندها، فبطنها وعاؤه حينما كان جنينًا، وثديها سقاؤه بعد أن وُلِد، وحِجْرها هو المكان اللين الذي يحويه، وقد أقرَّ النبي صلى الله عليه وسلم المرأة على ما وصفته من نفسها، وقال لها أنتِ أحق به في الحضانة وهو لك ما لم تنكحي زوجًا آخر، فإذا نكحت فلا تكوني أحق به منه، بل يكون أبوه هو أحق، ووجه ذلك أن المرأة إذا تزوجت وبقي ابنها معها صار تحت حجر هذا الزوج الجديد فيمنُّ عليه أو يتعلق به الطفل أكثر مما يتعلق بأبيه، وربما وقعت مفاسد أخرى.
جواز السجع في الكلام.
أن حضانة الأم لا تسقط بالطلاق.
أنَّ الأم أحق بحضانة الطفل من الأب، ما دام في طور الحضانة، ما لم تتزوج.
تقديمُ الأم على الأب في الحضانة -ما دامت متفرغة- في غاية الحكمة والمصلحة، ذلك أنَّ معرفة الأم وخبرتها وصبرها على الأطفال شيء لا يلحقه أحد من أقارب الطفل الآخرين، كالأب.
مِن لُطْف الله -تعالى- بخلقه عنايته بالمستضعفين منهم، ممن ليس لهم حول ولا طول، فهو يوصي بهم، ويُعنى بهم العناية التي تعوضهم الأمر الذي لم يصلوا إليه من العناية بأنفسهم، وهم في حالة الضعف.
أنَّ الأم إذا تزوَّجت، ودخل بها الزوج الثاني، سقطت حضانتها، لأنَّها أصبحت مشغولة عن الولد بمعاشرة زوجها
جواز ذكر الخصم ما يبرر خصومته ويرجح جانبه.
الإشارة إلى أن أهم مقصود في الحضانة هي رعاية الطفل.