Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kimsenin çeşitleri ve tezahürleri ne olursa olsun her türlü zararı kendisinden ve başkalarından uzaklaştırması gerektiğini, dolayısıyla hiç kimsenin ne kendisine ne de başkasına zarar vermesinin caiz olmadığını açıklamıştır. Kişinin gördüğü kötülüğe, kötülükle karşılık vermesi caiz değildir. Haddin aşılmadığı kısas uygulanması haricinde zarar görenin zararı, kendisine kötülük yapana kötülük yaparak ortadan kaldırılmaz.
Hadisten çıkan dersler
Benzerinden daha fazlası ile karşılık vermek yasaklanmıştır.
Allah Teâlâ, kendilerine zarar verecek hiçbir şeyi kullarına emretmemiştir.
Hadis; sözle, fiille veya terk ederek zarar vermeyi yasaklayan bir esas hükmündedir.
Dini kural ve kaidelere göre zarar ortadan kaldırılır. Din, zarara uğramayı kabul etmez ve başkalarına zarar vermeyi de reddeder.
Arapça açıklama
بَيَّنَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنه يَجِبُ دفعُ الضررِ بمختلف أنواعه ومظاهره عن النفس وعن الآخرين، فلا يَحِلُّ لأحدٍ أن يُؤذيَ نفسَه أو غيرَه على حد سواء.
ولا يَحلُّ له أن يقابِلَ الضررَ بالضرر؛ لأن الضررَ لا يُزال بالضرر إلا على سبيل القصاص دون تعدٍّ.
النهي عن المجازاة بأكثر من المِثْل.
لم يأمر اللهُ عبادَه بشيء يضرُّهم.
الحديث قاعدة في تحريم الضرر، والضرار بالقول أو بالفعل أو بالترك.
من قواعد الشريعة: أن "الضرر يُزال"، فالشريعة لا تُقِرُّ الضرر، وتنكر الإضرار.