Demiştir ki, Resûlullâh (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: "insanın mefâsılından her biri için güneş doğar her günde (şükrâne-i afiyet olarak) bir sadaka lâzımdır. İki kimsenin arasını bulup ıslâh etmen sadakadır. Bir kimseye, hayvanına binerken yardım edip bindirmen yâhud yükünü hayvanına yüklemekte ona muavenette bulunman sadakadır. Kelime-i Tayyibe sadakadır. Namaza gitmek için attığın her adıma bedel bir sadaka (ecri) vardır. Ezâ verecek şeyi geçecek yoldan uzaklaştırman (bile) sadakadır.
(Bu Hadis-i şerifi, Bûhari ile Müslim rivâyet etmişlerdir.)
Rivayet eden: Buhârî (No. 2707, 2891, 2989), Müslim (No. 1009) ve Ahmed b. Hanbel (No. 7836, 8254). Nevevî'nin Kırk Hadisi içinde geçer (No. 26).
«İnsanın her bir eklemi adına sadaka vermesi gerekir, Güneş'in doğduğu her gün için bir sadaka vermesi gerekir: İki kişi arasında adaletli olmak bir sadakadır. Bir kimseye bineğine binerken yardımcı olmak veya yükünü hayvanına yüklemesine yardım etmek bir sadakadır. Güzel söz söylemek sadakadır…
السادس : عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : " كل سلامى من الناس عليه صدقة كل يوم تطلع فيه الشمس: تعدل بين الأثنين صدقة، وتعين الرجل في دابته، فتحمله عليها، أو ترفع له عليها متاعه…
Râvi: Ebû Hureyre
Hüküm yokMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Riyâzü's-Sâlihîn 248
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول صلى الله عليه وسلم: "كل سلامى من الناس عليه صدقة، كل يوم تطلع فيه الشمس: تعدل بين الاثنين صدقة، وتعين الرجل على دابته فتحمله عليها، أو ترفع له عليها متاعه صدقة. والكلمة…
Râvi: Ebû Hureyre
Hüküm yokMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Riyâzü's-Sâlihîn 693
«İnsanın her bir eklemi için sadaka gerekir: Güneşin doğduğu her gün iki kişinin arasını bulman, (haklarında adaletle hükmetmen) bir sadakadır. Bir kimseye bineğine binerken yardımcı olman veya yükünü hayvanına yüklemesine yardım etmen bir sadakadır. Güzel bir söz söylemek sadakadır. Namaza…
عَنْ أَبِي ذَرٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ أَيْضًا، "أَنَّ نَاسًا مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه و سلم قَالُوا لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه و سلم يَا رَسُولَ اللَّهِ ذَهَبَ أَهْلُ الدُّثُورِ بِالْأُجُورِ؛…