İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her kim, ezanı işitir de ona icâbet edip mescide gelmezse, onun namazı yoktur. Ancak özür sahibi olan kimse bunun dışındadır.»
Bu hadis cemaatle namaz kılmaya önem verip ve yüksek ihtimam göstermeye davet etmektedir. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- kim ezanı işitirse o kimsenin camiye gidip cemaatte hazır bulunmasının gerekli olduğunu beyan etmiş, şayet gitmez ise bu durumda o kimsenin namazı eksik, sevabı da azdır. Ancak özürsüz cemaate gitmeyenin günahla beraber üzerine olan namaz borcu kalkar. Ancak bir kimsenin cemaate gitmemesi hastalık, yağmur, can, mal, çocuk ya da benzeri şeylere zarar gelme korkusu gibi şer'î bir özür sebebi ile olursa bu kimsenin üzerine her hangi bir şey gerekmez.
Arapça açıklama
يدعو هذا الحديث إلى العناية بصلاة الجماعة والاهتمام بها غاية الاهتمام، فقد بيّن النبي صلى الله عليه وسلم أن من كان بمكان بحيث يسمع الأذان لصلاة الجماعة، فإنَّه يجب عليه الحضور، فإن لم يحضر فصلاته صلاة ناقصة، قليلة الثواب، إلاَّ أنَّها مجزئة للذمة، مع الإثم الذي حمله المتخلف عن الجماعة بلا عذر، وأما من كان تخلفه بعُذر شرعي، كمرض أو مطر أو خوف على نفس أو مال أو ولد وما أشبه ذلك، فلا شيء عليه.
أن صلاة الجماعة واجبة وجوبًا عينيًّا.
أن وجوب صلاة الجماعة في حق من سمع النِّداء، أما من لا يسمعه لبُعد مسافة فلا تجب عليه.
وجوب صلاة الجماعة في المسجد؛ لقوله: (من سمِع النِّدَاء فلم يَأتِه) فدل على أن الواجب الحضور للمسجد؛ ملبيا داعي الله.
أن صلاة الجماعة تسقط بالأعذار، كالخوف والمرض والمطر.