Uğursuzluğa inanmak şirktir, uğursuzluğa inanmak şirktir, uğursuzluğa inanmak şirktir. Bizden (istemeden kalbine uğursuzluk vehmi gelip de içinde bazı şeylere karşı nefret duyandan) başka, hiç kimsede bu olmasın. Fakat Allah, onu/uğursuzluğu tevekkülle giderir
باب مَنْ كَانَ يُعْجِبُهُ الْفَأْلُ وَيَكْرَهُ الطِّيَرَةَ
Abdullah b. Mes'ud -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Uğursuzluğa inanmak şirktir, uğursuzluğa inanmak şirktir, uğursuzluğa inanmak şirktir. Bizden (istemeden kalbine uğursuzluk vehmi gelip de içinde bazı şeylere karşı nefret duyandan) başka, hiç kimsede bu olmasın. Fakat Allah, onu/uğursuzluğu tevekkülle giderir.»
Rivayet eden: İbn Mâce (No. 3538), Ebû Dâvûd (No. 3910), Tirmizî (No. 1614) ve Ahmed b. Hanbel (No. 3504, 3957).
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- duyulan ya da görülen; kuşlar, hayvanlar, engelliler, sayılar, günler veya başka herhangi bir şeyde tıyere/uğursuzluk olmadığı konusunda uyarmıştır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Cahiliye Dönemi'nde kuşlardaki uğursuzluk meşhur olduğu için bunu zikretmiştir. Bunun aslı da bir işe, yolculuğa, ticarete ya da başka bir şeye başlamak istenildiğinde kuşu bırakırlar. Eğer sağa doğru uçar da bunu hayra yorup yapmak istediklerini yaparlar, şayet sola doğru uçar ise bunu uğursuzluk sayar, yapmak istediklerinden vazgeçerlermiş. Bunun şirk olduğunu bize haber vermiştir. Bir şeyde uğursuzluk olduğuna inanmak şirktir. Çünkü hayrın gelmesi ve şerrin def edilmesi ancak Allah'tandır ve O'nun hiçbir ortağı yoktur.
İbn Mes'ud -radıyallahu anh- Müslümanın kalbinde uğursuzluk namına bazı şeylerin olabileceğini zikretmiştir. Bunu da Allah'a tevekkül edip sebepleri yerine getirerek def edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Hadisten çıkan dersler
Bir şeyde tıyere/uğursuzluk olduğuna inanmak şirktir. Çünkü bunda kalbin Allah'tan başkasına bağlanması söz konusudur.
Önemli konuların tekrarlanmasının hikmeti, bunların muhafaza edilmesi ve kalplerde yerleşmesi içindir.
Uğursuzluğu, Allah Teâlâ'ya tevekkül etmek ortadan kaldırır.
Yalnızca Yüce Allah'a tevekkül edilmesi ve kalbin O'na bağlanması emredilmiştir.
Arapça açıklama
حَذَّرَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم مِن الطيرة وهي التشاؤُمُ مِن أيِّ شيءٍ مسموعًا كان أو مرئيًّا، من الطيور أو الحيوانات أو أصحاب العاهات أو الأرقام أو الأيام أو غير ذلك،
وإنما ذَكَرَ الطَّيْرَ لأنه كان المشهور عند الجاهلية، وأصله إطلاق الطير عند الشُّروع في عملٍ مِن سَفَرٍ أو تجارة أو غير ذلك، فإنْ طار جهة اليمين تَفاءَلَ ومَضى لِمَا يُريد، وإن طار جهة الشمال تشاءَمَ وكَفَّ عمّا يُريد.
وأخبر بأنها شرك، وإنما كان التشاؤم شركًا؛ لأنه لا يأتي بالخير إلا الله ولا يَدفع الشر إلا الله وحده لا شريك له.
وذَكَرَ ابنُ مسعود رضي الله عنه أنه قد يقع في قلب المسلم شيءٌ من التشاؤم، ولكنْ عليه أن يَدفعَه بالتوكل على الله، مع فعل الأسباب.
الطيرة شركٌ؛ لأن فيها تَعَلُّقَ القلب على غير الله.
أهمية تكرار المسائل المهمة، لتُحفظَ وتَستَقر في القلوب.
الطيرة يُذْهِبُها التوكّلُ على الله تعالى.
الأمر بالتوكل على الله وحده وتعلق القلب به سبحانه.
Senedi sahihElbânîإسناده صحيح — الإيمان لأبي عبيد (80)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح — تخريج سنن أبي داود (3910)
Senedi sahihŞuayb el-Arnaûtإسناده صحيح — تخريج مشكل الآثار (1747)
Senedi sahihAhmed Muhammed Şâkirإسناده صحيح — تخريج المسند لشاكر (5/254)
Senedi sahihAhmed Muhammed Şâkirإسناده صحيح — تخريج المسند لشاكر (6/101)
Buhârîكان سليمان بن حرب ينكر هذا الحديث أن يكون عن النبي صلى الله عليه وسلم لهذا الحرف وما منا وكان يقول : هذا كأنه عن عبد الله بن مسعود قوله — العلل الكبير (266)
İbn Hacer el-Askalânîما منا إلا الحكم على هذه الجملة بالإدراج متعين — النكت على كتاب ابن الصلاح (2/826)
Sahihİbnü'l-Kayyimصحيح — أعلام الموقعين (4/333)
İbnü'l-Kayyimهذه اللفظة : وما منا إلا ... إلى آخره مدرجة في الحديث ليست من كلام النبي صلى الله عليه وسلم — مفتاح دار السعادة (3/280)
İbnü'l-Kayyimفي الصحيحين وهذه الزيادة – وهي قوله (وما منا إلا – يعني من يعتريه – ولكن الله يذهبها بالتوكل) مدرجة في الحديث من قول ابن مسعود — مدارج السالكين (3/373)
Münzirîلا ينزل عن درجة الحسن وقد يكون على شرط الصحيحين أو أحدهما — الترغيب والترهيب (4/105)
SahihMukbil el-Vâdiîصحيح — الصحيح المسند (858)
Sahihİbn Dakîkul'îdصحيح — الاقتراح في بيان الاصطلاح (125)
Tahâvîجاءت الآثار بذلك مجيئا متواترا — شرح معاني الآثار (4/312)
عبد الحق الإشبيلييقال : إن هذا الكلام ، وما منا إلا إلى آخره : إنه قول عبد الله بن مسعود — الأحكام الشرعية الصغرى (521)
عبد الحق الإشبيلييقال: إن هذا الكلام وما منا. . . . . . إلى آخره، إنه قول ابن مسعود — الأحكام الوسطى (3/ 30)
Sahihمحمد جار الله الصعديصحيح — النوافح العطرة (193)
الحكميقوله : وما منا إلا . الخ هو من كلام ابن مسعود — معارج القبول (994/3)