İçeriğe geç

Sünen-i Ebû Dâvûd43. kitap

Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı

باب فِي الْغِيبَةِ

Sahih 4 âlimin hükmü Sünen-i Ebû Dâvûd 4875

Râvi:Âişe

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ الأَقْمَرِ، عَنْ أَبِي حُذَيْفَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قُلْتُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَسْبُكَ مِنْ صَفِيَّةَ كَذَا وَكَذَا قَالَ غَيْرُ مُسَدَّدٍ تَعْنِي قَصِيرَةً ‏.‏ فَقَالَ

‏"‏ لَقَدْ قُلْتِ كَلِمَةً لَوْ مُزِجَتْ بِمَاءِ الْبَحْرِ لَمَزَجَتْهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ وَحَكَيْتُ لَهُ إِنْسَانًا فَقَالَ ‏"‏ مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا ‏"

Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Safiyye'nin şöyle şöyle oluşu sana yeter, dedim. -Ravilerden biri, bu sözle Âişe -radıyallahu anha-'nın onun kısa boylu oluşunu kastettiğini söylüyor-. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı» buyurdu. Âişe dedi ki, ben bir başka gün de kendisine bir insanın durumunu taklit ederek anlatmıştım. Bunun üzerine de Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bana dünyanın en kıymetli şeylerini verseler, ben yine de bir insanı hoşlanmayacağı bir şekilde taklit edip anmayı kesinlikle istemem.» buyurdu.

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 4875), Tirmizî (No. 2503) ve Ahmed b. Hanbel (No. 23816, 23899, 24526).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şöyle dedi: Safiyye -yani Müminlerin annesi- hakkında sana yeter. Onun bedensel kusurlarından biri de kısa boylu olmasıdır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Bir söz söyledin ki, deniz suyuna karışsa onu alt eder, değiştirir ve bozar." dedi. Âişe -radıyallahu anha-: "Bir gün de bir insanın (kusurlarını) taklit ederek konuşmuştum." dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Bana dünyanın en büyük serveti verilse bile, bir başkasını kusuruyla anmayı, onu küçük düşürmek için taklidini yapmayı veya onun gibi konuşmayı asla istemem" diye buyurdu.

Hadisten çıkan dersler

  • Gıybetten sakındırma ve korkutma ifade eder.
  • İnsanları tahkir etmek ve küçük görmek amacıyla fiziksel özelliklerini anlatarak onların taklidini yapmak haram kılınmış bir gıybettir.
  • Bedensel kusurları anlatmak gıybetin bir parçasıdır.
  • el-Kâdî Îyâz -rahimehullah- şöyle demiştir: Karıştırmak; başka bir şeyi ona ekleyerek değiştirmektir. Anlamı şudur: Eğer bu gıybet, denize karıştırılabilecek bir şey olsaydı, denizin o kadar çok ve bol suyuna rağmen onun halini (rengini/tadını) kesinlikle değiştirirdi. Durum böyleyken, içine bu gıybetin karıştığı azıcık (salih) amellerin hali nice olur!
  • Hadis, eşler arasında yaşanan kıskançlıkların bir kısmını açıklamaktadır.
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- münkeri, kötülüğü tasvip etmemiştir.
  • Allah Teâlâ’nın rızası ve gazabından emin olma durumu ile karşılaştırıldığında; dünyanın ve içindekilerin ne kadar küçük, değersiz ve ehemmiyetsiz olduğunu anlaşılmaktadır.
  • İslam güzel ahlak dinidir ve insanların saygınlığına, sözle veya fiille dil uzatılmamasını emreder. Çünkü saygınlığa dil uzatılması Müslümanlar arasında düşmanlık ve kin doğurur.

Arapça açıklama

قالت أم المؤمنين عائشة رضي الله عنها للنبي صلى الله عليه وسلم: يكفيك من صفية -تعني أم المؤمنين رضي الله عنها- أن من عيوبها البدنية أنها قصيرة، فقال: لقد قلت كلمة لو خلطت بماء البحر لغلبته وغيرته وأفسدته، قالت: وفعلت مثل فعل إنسان تنقصًا له، فقال النبي صلى الله عليه وسلم: ما يسرني أن أتحدث بعيبه، أو أن أحاكيه وأفعل مثل فعله أو أقول مثل قوله على وجه التنقيص ولو أعطيت شيئًا كثيرًا من الدنيا على ذلك.

  • التحذير والترهيب من الغيبة.
  • تقليد الهيئات ومحاكاة الناس على سبيل التحقير والتنقيص من الغيبة المحرمة.
  • وصف العيوب البدنية جزء من الغيبة.
  • قال القاضي: المزج الخلط والتغيير بضم غيره إليه، والمعنى أن هذه الغيبة لو كانت مما يمزج بالبحر لغيرته عن حاله، مع كثرته وغزارته، فكيف بأعمال نزرة خلطت بها.
  • بيان شيء مما يحصل بين الزوجات من الغيرة.
  • عدم إقراره صلى الله عليه وسلم للمنكر.
  • تصغير شأن الدنيا وما فيها إذا قُورن برضا الله تعالى وعدم سخطه.
  • الإسلام دين الأخلاق الحسنة، وقد أمر بحفظ الأعراض من أن تنتهك بالقول أو الفعل؛ لأنه مما يورث العداوة والبغضاء بين المسلمين.

Klasik şerh

Azîmâbâdî — Avnü'l-Ma'bûd

( حَسْبك مِنْ صَفِيَّة ) : أَيْ مِنْ عُيُوبهَا الْبَدَنِيَّة ( كَذَا وَكَذَا ) : كِنَايَة عَنْ ذِكْر بَعْضهَا ( تَعْنِي ) : أَيْ تُرِيد عَائِشَة بِقَوْلِهَا كَذَا وَكَذَا ( قَصِيرَة ) : أَيْ كَوْنهَا قَصِيرَة ( فَقَالَ ) : أَيْ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ( لَوْ مُزِجَ ) : بِصِيغَةِ الْمَجْهُول أَيْ لَوْ خُلِطَ ( بِمَاءٍ ) : أَيْ عَلَى فَرْض تَجْسِيدهَا وَتَقْدِير كَوْنهَا مَائِعًا ( الْبَحْر ) : أَيْ مَاؤُهُ ( لَمَزَجَتْهُ ) : أَيْ غَلَبَتْهُ وَغَيَّرَتْهُ وَأَفْسَدَتْهُ ( قَالَتْ ) : أَيْ عَائِشَة ( وَحَكَيْت لَهُ ) : لِلنَّبِيِّ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ( إِنْسَانًا ) أَيْ فَعَلْت مِثْل فِعْله تَحْقِيرًا لَهُ , يُقَال حَكَاهُ وَحَاكَاهُ , وَأَكْثَر مَا يُسْتَعْمَل فِي الْقَبِ…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح Hadis No. 4875
Şuayb el-Arnaûtv. 1438 h. SahihSahih Hadis No. 4875
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. Senedi sahihIsnaad Sahih Yalnız senet No. 4875
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h. SahihSahih Hadis No. 4875

Diğer rivayetler

Hüküm yok Kudsî hadis Riyâzü's-Sâlihîn 1525

Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasulü, hanımlarından Safiyye'nin şöyle böyle oluşu sana yeter" dedim. (Ravilerden biri Hz. Aişe'nin onun kısa boylu oluşunu kastettiğini söylüyor.) Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Ey Aişe! Öyle bir söz…

وعن عائشة رضي الله عنها‏:‏ قالت قلت للنبي صلى الله عليه وسلم حسبك من صفية كذا وكذا‏.‏ قال بعض الرواة‏:‏ تعني قصيرة، فقال‏:‏ ‏"‏لقد قلت كلمة لو مُزجت بماء البحر لمزجته‏!‏‏"‏ قالت‏:‏ وحكيت له إنسانًا فقال‏:‏ “ما أحب أني…

Râvi: Âişe

Ayrıca rivayet edenler… (18)
  • التوبيخ والتنبيه (176)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا ، وَأَنَّ لِيَ كَذَا وَكَذَا
  • التوبيخ والتنبيه (177)إِنَّكِ تَكَلَّمْتِ بِكَلِمَةٍ لَوْ مُزِجَ بِهَا مَاءُ الْبَحْرِ مُزِجَ ، قَالَتْ : وَحَكَيْتُ إِنْسَانًا ، فَقَالَ : مَا سَرَّنِي أَنِّي حَكَيْتُ أَحَدًا ، وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • الزهد لهناد بن السري (1190)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ أَحَدًا وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • الزهد لوكيع بن الجراح (429)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكِيتُ أَحَدًا ، وَأَنْ يَكُونَ لِي كَذَا وَكَذَا
  • الزهد والرقائق لابن المبارك (728)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ أَحَدًا ، وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا , أَعْظَمَ ذَلِكَ
  • السنن الكبرى للبيهقي (19498)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • الصمت وآداب اللسان (281)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا ، وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • المعجم المختص بالمحدثين الذهبي (18)مَا يَسُرُّنِي أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا وَإِنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • تهذيب الكمال للمزي (1190)مَا يَسُرُّنِي أَنِّي حَكِيتُ إِنْسَانًا وأَنَّ لِي كَذَا وكَذَا
  • ذم الغيبة والنميمة لابن أبي الدنيا (144)مَا أُحِبُّ أَنَّى حَكَيْتُ إِنْسَانًا وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • مساوئ الأخلاق للخرائطي (195)مَا يَسُرُّنِي أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا ، وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • مسند إسحاق بن راهويه (1422)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا ، وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا . أَعْظَمَ ذَلِكَ
  • مسند ابن الجعد (1484)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • مسند عبد الله بن المبارك (21)مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ أَحَدًا , وَإِنَّ لِي كَذَا وَكَذَا أَعْظَمَ ذَلِكَ
  • معجم أبي يعلى الموصلي (253)مَا يَسُرُّنِي أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا ، وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • معجم أصحاب القاضي أبي علي الصدفي (82)مَا يَسَرُّنِي أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا ، وَإِنَّ لِي كَذَا ، وَكَذَا
  • معجم الشيوخ الكبير للذهبي (40)مَا يَسُرُّنِي أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا ، وَإِنَّ لِي كَذَا وَكَذَا
  • معجم الشيوخ الكبير للذهبي (80)مَا يَسُرُّنِي إِنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا ، وَإِنَّ لِي كَذَا وَكَذَا

Aynı konuda

Konular