Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: "Sen bizim seyyidimizsin" dedik de, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Es-Seyyid Allah -Tebâreke ve Teâlâ-'dır.» buyurdu. Biz: Sen bizim üstünlük bakımından en faziletlimiz, (eşe, dosta iyilik elini) uzatma bakımından da en üstünümüzsün, dedik. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı övgülerde) koşturmasın!
Abdullah b. eş-Şihhîr -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Âmiroğulları'nın elçileriyle birlikte (elçi olarak) Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzuruna gitmiştim. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: "Sen bizim seyyidimizsin" dedik de, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Es-Seyyid Allah -Tebâreke ve Teâlâ-'dır.» buyurdu. Biz: Sen bizim üstünlük bakımından en faziletlimiz, (eşe, dosta iyilik elini) uzatma bakımından da en üstünümüzsün, dedik. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı övgülerde) koşturmasın!»
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bir grup geldi ve yanına vardıklarında, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hoş görmediği -onu öven- bazı sözler söylediler. “Sen bizim efendimizsin” dediler. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara şöyle söyledi: “Es-Seyyid, Allah’tır.” O, yaratıkları üzerinde tam bir egemenliğe sahiptir ve onlar O'nun kullarıdır. Dediler ki: Sen fazilet bakımından en hayırlımızsın; derece, şeref ve erdem bakımından en üstün olanımızsın. Biz: Sen bizim üstünlük bakımından en faziletlimiz, (eşe, dosta iyilik elini uzatan) en cömerdimiz, en üstünümüz, en yücemizsin. Daha sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara her zamanki sözlerini söylemelerini ve Şeytan'ın onları haram kılınmış olan şirk ve şirke sebep olacak aşırılığa ve övgüye sürüklemesin diye dile getirmiş oldukları sözlerinde tekellüften kaçınmalarını emretti.
Hadisten çıkan dersler
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabının gönüllerindeki büyük değeri ve ona olan saygıları anlatılmaktadır.
Söz söylerken insanın kendisini gereksiz yere zorlaması yasaklanmış, konuşurken de kısa ve öz konuşması tavsiye edilmiştir.
Tevhid inancını, ona aykırı söz ve fiillerden korumak amaçlanmıştır.
Övgüde abartılı davranmak yasaklanmıştır. Çünkü bu Şeytan'ın giriş kapılarından birisidir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Âdemoğullarının efendisidir ve hadiste geçenler tevazudan ve onların bu konuda aşırıya kaçmalarından duyulan korkudandır.
Arapça açıklama
جاءَ جماعةٌ إلى النبيِّ صلى الله عليه وسلم، فلمّا وَصَلَوا إليه قالوا -مَادِحِين له- بعضَ الكلمات التي كَرِهَها صلى الله عليه وسلم،
ثم أرشدَهم النبيُّ صلى الله عليه وسلم أن يقولوا قولهم المعتاد ولا يتكلَّفوا الألفاظ، وألَّا يَجُرَّهم الشيطان إلى الغلو والإطراء الذي يُوقِع فيما حُرِّم من الشرك ووسائله.
عظم قدر النبي صلى الله عليه وسلم في نفوس أصحابه واحترامهم له.
النهي عن التكلّف في الألفاظ، والاقتصاد في المقال.
حماية التوحيد عما يُخِلُّ به من الأقوال والأعمال.
النهي عن الغلو في المدح، فهو من مداخل الشيطان.
النبي صلى الله عليه وسلم هو سيِّدُ ولد آدم، وما جاء في الحديث هو من باب التواضع، ومن باب الخوف عليهم أن يغلو فيه.