İçeriğe geç

Sünen-i Ebû Dâvûd41. kitap

Sünen-i Ebû Dâvûd 4587

باب فِيمَنْ تَطَبَّبَ وَلاَ يُعْلَمُ مِنْهُ طِبٌّ فَأَعْنَتَ

Farklı hükümler 3 âlimin hükmü Sünen-i Ebû Dâvûd 4587

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا حَفْصٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ، حَدَّثَنِي بَعْضُ الْوَفْدِ الَّذِينَ، قَدِمُوا عَلَى أَبِي قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏

أَيُّمَا طَبِيبٍ تَطَبَّبَ عَلَى قَوْمٍ لاَ يُعْرَفُ لَهُ تَطَبُّبٌ قَبْلَ ذَلِكَ فَأَعْنَتَ فَهُوَ ضَامِنٌ ‏"

Bu hadisin henüz Türkçe çevirisi yok: Arapça metin, kaynak ve hüküm burada gösterilir.

Çeviriyi oku: English

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 4587).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Klasik şerh

Azîmâbâdî — Avnü'l-Ma'bûd

( فَأَعْنَتَ ) : أَيْ أَضَرَّ بِالْمَرِيضِ وَأَفْسَدَهُ ( فَهُوَ ضَامِن ) : أَيْ لِمَنْ طِبّه بِالدِّيَةِ عَلَى عَاقِلَته إِنْ مَاتَ بِسَبَبِهِ لِتَهَوُّرِهِ بِالْإِقْدَامِ عَلَى مَا يَقْتُل بِغَيْرِ مَعْرِفَة , وَأَمَّا مَنْ سَبَقَ لَهُ بِذَلِكَ تَجَارِب فَهُوَ حَقِيق بِالصَّوَابِ وَإِنْ أَخْطَأَ فَعَنْ بَذْل الْجَهْد الصِّنَاعِيّ أَوْ قُصُور الصِّنَاعَة وَعِنْد ذَلِكَ لَا يَكُون مَلُومًا كَذَا قَالَ الْعَلَّامَة الْعَلْقَمِيّ ( قَالَ عَبْد الْعَزِيز ) : أَيْ الرَّاوِي الْمَذْكُور ( أَمَّا ) : بِالتَّخْفِيفِ لِلتَّنْبِيهِ ( إِنَّهُ ) : أَيْ الطَّبِيب ( إِنَّمَا هُوَ قَطْع الْعُرُوق ) : أَيْ الْفَصْد ( وَالْبَطّ ) : أَيْ الشَّقّ يُقَال : بَطَّطْت الْقُرْحَة شَقَقْتهَا ( وَالْكَيّ ) : قَالَ ف…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Adı geçen 3 âlim aynı hükmü vermemiştir; her biri aşağıda belirtilmiştir.

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. HasenHasan حسن Hadis No. 4587
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. ZayıfDaif Hadis No. 4587
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h. HasenHasan Hadis No. 4587

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (48990)أَيَّمَا طَبِيبٍ تَطَبَّبَ عَلَى قَوْمٍ لا يُعْرَفُ لَهُ تَطَبُّبٌ قَبْلَ ذَلِكَ فَأَعْنَتَ فَهُوَ ضَامِنٌ

Aynı konuda

Farklı hükümler Sünen-i Ebû Dâvûd 4586

Amr b. Şuayb, babası kanalıyla dedesinden rivayet ettiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse, (ehil olmadığı) halde tabip­lik yapmaya kalkar (ve hastaya zarar verirse), sorumludur."

Abdullah b. Amr -radıyallahu anhuma-'dan- rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse, (ehil olmadığı) halde tabip­lik yapmaya kalkar (ve hastaya zarar verirse), sorumludur."

مَنْ تَطَبَّبَ وَلاَ يُعْلَمُ مِنْهُ طِبٌّ فَهُوَ ضَامِنٌ ‏"

Râvi: Abdullah ibn Amr Şerhli