İçeriğe geç

Sünen-i Ebû Dâvûd40. kitap

Âişe -radıyallahu anhâ-'dan; rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Allah'tan başka hak ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet eden müslüman birisinin ka­nı helal olmaz. Ancak şu üç husustan birisi dolayısıyla olması müstes­na:Evlendikten sonra zina eden adam; o recmedilir.Allah'a ve Rasûlüne karşı savaşa çıkan adam; o, öldürülür veya asılır ya da ül­keden sürgün edilir.Bir insanı öldüren; o da öldürdüğü kişiye kar­şılık öldürülür.''

باب الْحُكْمِ فِيمَنِ ارْتَدَّ

Sahih 3 âlimin hükmü Sünen-i Ebû Dâvûd 4353

Râvi:Âişe

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سِنَانٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ طَهْمَانَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَائِشَةَ، رضى الله عنها قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏

لاَ يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ إِلاَّ بِإِحْدَى ثَلاَثٍ رَجُلٌ زَنَى بَعْدَ إِحْصَانٍ فَإِنَّهُ يُرْجَمُ وَرَجُلٌ خَرَجَ مُحَارِبًا لِلَّهِ وَرَسُولِهِ فَإِنَّهُ يُقْتَلُ أَوْ يُصْلَبُ أَوْ يُنْفَى مِنَ الأَرْضِ أَوْ يَقْتُلُ نَفْسًا فَيُقْتَلُ بِهَا ‏"

Âişe -radıyallahu anhâ-'dan; rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Allah'tan başka hak ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet eden müslüman birisinin ka­nı helal olmaz. Ancak şu üç husustan birisi dolayısıyla olması müstes­na:Evlendikten sonra zina eden adam; o recmedilir.Allah'a ve Rasûlüne karşı savaşa çıkan adam; o, öldürülür veya asılır ya da ül­keden sürgün edilir.Bir insanı öldüren; o da öldürdüğü kişiye kar­şılık öldürülür.''

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 4353).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Hadiste "Allah'tan başka hak ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet eden müslüman birisinin ka­nının helal olmayacağına delil vardır.Onlardan kendilerini İslamdan dışarı çıkaracak iki şehadete ters düşecek şeylerden bir şey gözükmez.Çünkü kanun kouocu hikmetli olan Allah nefislerin korunması ve güvende olmasına önem vermiştir.Şeriatında onun için koruma ve gözetleme yapmıştır.Sonra O -Allah'a şirk koşmadan sonraki - en büyük günahı Allah Teâlâ'nın haram kıldığı nefsi öldürmek yapmıştır.Burada haram kıldı ifadesi Kelime-i Şehadet getiren bir Müslümanı öldürmek olup ancak üç şeyden birini işlerse o öldürülür:Birincisi:Allah ona evlenmeyi nasib ettiği halde zina eden.Ve şer-i bir nikahla namusunu koruduğu halde.İkincisi:Masum bir nefsi öldürmek için kast ederse ve onu düşmanca ve zalimce öldürürse.Üçüncüsü:Yol keserek,korkutarak,mallarını çalarak ve aralarında fesad çıkararak Müslümanların karşısına çıkan Allah ve Rasûlüne savaş açması.Bu kimse insanların şerrinden ve zulmünden rahata ermeleri için öldürülür,asılır ya da yaşadığı bölgeden uzaklaştırılır.

Arapça açıklama

الحديث فيه الدلالة على حرمة دماء المسلمين الذين يشهدون أن لا إله إلا الله وأن محمدًا رسول الله، ولم يظهر منهم ما يخالف الشهادتين من نواقض الإسلام؛ لأن الشارع الحكيم حرص على حفظ النفوس وأمْنِها، فجعل لها من شرعه حماية ووقاية، ثم إنه جعل أعظم الذنوب -بعد الإشراك بالله- قتل النفس التي حرم الله تعالى قتلها.

وحرم -هنا- قتل المسلم الذي أقر بالشهادتين إلا أن يرتكب واحدة من الخصال الثلاث:

الأولى: أن يزني وقد مَنّ الله عليه بالإحصان، وأعفّ فرجه بالنكاح الصحيح.

والثانية: أن يعمد إلى نفس معصومة، فيقتلها عدوانًا وظلمًا.

فالعدل والمساواة لمثل هذا، أن يلقى مثل ما صنع إرجاعًا للحق إلى نصابه وردعًا للنفوس الباغية عن العدوان.

والثالثة: الذي خرج على المسلمين محاربًا لله ورسوله، بقطع الطريق عليهم وإخافتهم وسلبهم وإيقاع الفساد فيهم، فهذا يقتل أو يُصلب أو يُنفى من الأرض، ليستريح الناس من شره وبغيه.

فهؤلاء الثلاثة يقتلون؛ لأن في قتلهم سلامة الأديان والأبدان والأعراض.

  • حرص الشارع الحكيم الرحيم على بقاء النفوس وأمنها، فجعل لها من شرعه حماية وصيانةً، فجعل أعظم الذنوب بعد الشرك قتل النفس التي حرَّم الله قتلها، وفي ذلك حَفِظَهَا من الاعتداء عليها.
  • لم يبح المشرِّع قتل النفس المسلمة إلاَّ بإحدى هذه الخصال الثلاث.
  • تحريم فعل هذه الخصال الثلاثة أو بعضها، وأنَّ من فعل واحدة منها، استحق عقوبة القتل.
  • أن عقوبة الزاني المحصن الرجم بالحجارة حتى الموت.
  • أنَّ مَن قتل نفسًا معصومةً عمدًا عدوانًا، فهو مستحق للقصاص بشروطه.
  • قوله: "زنى بعد إحصان" مفهومه: أنَّ البكر ليس حده الرجم، فقد جاء أن حده الجلد، كما في الآية الكريمة.
  • أن المحارب لله ورسوله -صلى الله عليه وسلم- يُنكل بهذا النكال, القتل, والصلب, والنفي من الأرض, وبقي عقوبة رابعة لم تذكر في الحديث ولكنها ذكرت في الآية: {أَوْ تُقَطَّعَ أَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ}.

Klasik şerh

Azîmâbâdî — Avnü'l-Ma'bûd

( لَا يَحِلّ دَم اِمْرِئٍ ) : أَيْ إِرَاقَة دَم شَخْص ( يَشْهَد ) : الظَّاهِر أَنَّهُ صِفَة كَاشِفَة لِامْرِئٍ. وَقَالَ الطِّيبِيّ : صِفَة مُمَيِّزَة لَا كَاشِفَة يَعْنِي إِظْهَاره الشَّهَادَتَيْنِ كَافٍ فِي حَقْن دَمه ( إِلَّا فِي إِحْدَى ثَلَاث ) : أَيْ خِصَال ( رَجُل زَنَى بَعْد إِحْصَان ) : أَيْ زِنَا رَجُل زَانٍ مُحْصَن ( فَإِنَّهُ يُرْجَم ) : أَيْ يُقْتَل بِرَجْمِ الْحِجَارَة ( وَرَجُل ) : أَيْ وَخُرُوج رَجُل ( خَرَجَ ) : أَيْ عَلَى الْمُسْلِمِينَ حَال كَوْنه ( مُحَارِبًا بِاَللَّهِ ) : الْبَاء زَائِدَة فِي الْمَفْعُول كَقَوْلِهِ تَعَالَى { وَلَا تُلْقُوا بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَة } وَالْمُرَاد بِهِ قَاطِع الطَّرِيق أَوْ الْبَاغِي قَالَهُ الْقَارِي , وَفِي بَعْض النُّسَخ مُحَارِ…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح Hadis No. 4353
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. Senedi sahihIsnaad Sahih Yalnız senet No. 4353
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h. SahihSahih Hadis No. 4353

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (3)
  • إعلام العالم بعد رسوخه بناسخ الحديث ومنسوخه (221)لَا يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ إِلَّا بِإِحْدَى ثَلَاثٍ
  • سنن الدارقطني (2724)لا يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (4700)لا يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ يَشْهَدُ أَنْ لا إِلَهَ إِلا اللَّهُ ، وَأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ

Aynı konuda

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Nevevî'nin Kırk Hadisi 14

Demiştir ki: Resûlullâh (sav) şöyle buyurdu: (Şu) üç sebebden biri olmadıkça hiç bir Müslümanın kanı halâl olmaz: Biri, seyyib zâninin (yani başından nikâh geçmiş zaninin ki, recm olunur), diğeri kat-i nefs edenin (ki maktûle bedel kısas olunur), biri de dinin terk eden ve cemâatten ayrılanın (ki…

عَنْ ابْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه و سلم "لَا يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ [ يشهد أن لا إله إلا الله، وأني رسول الله] إلَّا بِإِحْدَى ثَلَاثٍ: الثَّيِّبُ الزَّانِي…

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 16 başka rivayet

Konular