Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Havle bint Yesâr -radıyallahu anha- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelip: Ya Rasûlullah! Benim sadece bir tane elbisem var, ben o (elbisem) üzerimde iken hayız oluyorum, ne.yapayım? dedi. Nebî -sallallahu aleyhi ve selem- şu cevabı verdi: Temizlendiğin zaman onu yıka ve onunla namazını kıl." Havle dedi ki: Kan çıkmazsa (ne yapayım)? Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Kanı yıkaman senin için yeterlidir, kalan lekesi zarar vermez" buyurdular.
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 365) ve Ahmed b. Hanbel (No. 8412, 8582).
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- bu hadiste Havle bint Yesâr -radıyallahu anha-'nın Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelip soru sorduğunu haber vermiştir. Kendisinin yalnızca bir elbisesi olduğunu, hayız olduğunda hayız kanından bir kısmın elbiseye bulaştığını bundan dolayı ne yapması gerektiğini sormuştur. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- temizlendiğinde elbisesini su ile yıkamasını sonrada o elbise ile namaz kılmasını emretmiştir. Havle elbiseyi çitileyip yıkadıktan sonra kanın renginin tamamen çıkmadığını - başka hadislerde de zikredilmiştir- söylemiştir. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem - elbisenin temizliğinde suyun yeterli olduğunu, çıkarmaya çalışıp çabaladıktan sonra kalan lekenin zararının olmadığını beyan etmiştir.
Arapça açıklama
ذكر أبو هريرة -رضي الله عنه في هذ الحديث أن خولة بنت يسار رضي الله عنها جاءت إلى النبي صلى الله عليه وسلم تسأله، فذكرت أنها لا تملك إلا ثوبا واحدا، وقد يصيبه شيء من دم الحيض إذا جاءتها العادة، فماذا تصنع؟ فأمرها النبي صلى الله عليه وسلم أن تغسله بالماء إذا جاءها الطهر، ثم تصلي فيه، فذكرت أن لون الدم بعد الحَتِّ والقرص والغسل -التي ذكرت في الأحاديث الأخرى- قد يبقى، فبيَّن لها أن الماء يكفي في طهارة الثوب، وأن اللون الذي يبقى بعد الاجتهاد وبذل الوسع في الطهارة لا يضر.
وجوب غسل دم الحيض من ثوب المرأة وبدنها.
أن الماء يكفي في إزالة نجاسة دم الحيض.
أن الثَّوبَ ونحوه إذا غسل من دم الحيض، ثُمَّ بقي أثر لونه في الثوب أو البدن، أنَّه لا يضر في كمال التطهر، ولا يضر في صحة الصلاة ونحوها.
سماحة هذه الشريعة ويسرها؛ فالمسلم يتقي الله قدر استطاعته، وما زاد عن ذلك فهو معفوٌّ عنه.
أنَّ بدن الحائض وعرقها طاهران، فإنَّها لم تؤمر بغسل شيءٍ إلاَّ ما أصابه الدم، وأمَّا البدن وبقيَّة الثوب، فهو باقٍ على طهارته الأصلية.
الحكمة من الطهارة والابتعاد عن النجاسات هو أنْ يكون المصلِّي على أكمل هيئة، وأحسن زينة؛ حين مناجاة ربِّه -تبارك وتعالى-.
ما كان عليه الصحابة من زهد في الدنيا وعدم تكلف في المعيشة, وأن الواحد منهم يصلي في الثوب الذي لا يملك غيره.