لاَ تَضْرِبُوا إِمَاءَ اللَّهِ " . فَجَاءَ عُمَرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ذَئِرْنَ النِّسَاءُ عَلَى أَزْوَاجِهِنَّ . فَرَخَّصَ فِي ضَرْبِهِنَّ فَأَطَافَ بِآلِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نِسَاءٌ كَثِيرٌ يَشْكُونَ أَزْوَاجَهُنَّ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لَقَدْ طَافَ بِآلِ مُحَمَّدٍ نِسَاءٌ كَثِيرٌ يَشْكُونَ أَزْوَاجَهُنَّ لَيْسَ أُولَئِكَ بِخِيَارِكُمْ "
İyâs b. Abdullah b. Ebû Zübâb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Kadınları dövmeyiniz!» Ömer -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzuruna çıkarak: "Kadınlar kocalarını dinlemez oldular" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (gerekli şartlar oluştuğunda) onları dövmeye ruhsat verdi. Bu defa birçok kadın Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarına gelerek kocalarını şikâyete başladılar. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Birçok kadın Muhammed'in ailesine gelerek kocalarını şikâyet ediyorlar. (Kadınlarını döven) bu kimseler, sizin hayırlınız değildirler.»
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 2146) ve Dârimî (No. 2122).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- kadınları dövmeyi yasaklamıştır. Bunun üzerine Müminlerin emiri Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh- gelip şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü! Kadınlar kocalarına karşı cüretkârlaştılar ve ahlakları bozuldu. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- eşin hakkını yerine getirmemek, kocasına meşru konularda karşı gelmek ve benzeri sebepler bulunduğunda, incitici ve zarar verici olmayan hafif bir şekilde dövmeye ruhsat verdi. Bunun ardından bazı kadınlar, kocalarının kendilerini şiddetli bir şekilde dövdüklerini ve verilen bu ruhsatı kötüye kullandıklarını şikâyet etmek üzere Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarının yanına geldiler. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Eşlerini şiddetli bir şekilde döven bu adamlar sizin hayırlılarınız değildirler.
Hadisten çıkan dersler
Kadınlara güzel muamele etmenin faziletini ortaya koymaktadır. Onlara karşı sabırlı olmak ve zaman zaman meydana gelen kusurlarını hoş görmek, onları dövmekten daha faziletlidir.
Allah Teâlâ, nüşûzun (eşin meşru haklarına karşı gelmesinin) tedavisinde dövmeyi son aşama olarak belirlemiş ve şöyle buyurmuştur: "Baş kaldırmalarından endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yataklarında onları yalnız bırakın, sonra da (zarar vermeyecek şekilde) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür." [Nisâ Suresi: 34]. Bu üç yöntem aynı anda uygulanacak değil, sırasıyla uygulanacak aşamalardır. Önce nasihat edilir, öğüt verilir ve Allah hatırlatılır. Bu fayda verirse ne güzel! Eğer fayda vermezse yatakta ayrı kalınır. Bu da sonuç vermezse, intikam amacıyla değil, terbiye etmek amacıyla; incitmeyen ve zarar vermeyen hafif bir şekilde dövmeye başvurulur.
Erkek, evinin yöneticisi ve sorumlusudur. Bu sebeple aile fertlerini hikmetle ve güzel öğütle terbiye edip eğitmesi gerekir.
Verdiği fetvanın sonuçlarını ve doğuracağı etkileri öğrenmek amacıyla âlime fetvası hakkında tekrar başvurmanın (müracaat etmenin) caizdir.
Bir kimse haksızlığa veya zarara uğradığında, durumunu yöneticiye veya âlime şikâyet etmesinin caiz olduğu ifade edilmiştir.
Arapça açıklama
نهى النبي صلى الله عليه وسلم عن ضرب الزوجات، فجاء أمير المؤمنين عمر بن الخطاب رضي الله عنه وقال:
يا رسول الله اجترأ النساء على أزواجهن وساءت أخلاقهن.
فرخّص صلى الله عليه وسلم بضربهن ضربًا غير مبرح إذا وُجد السبب لذلك كامتناعهن من أداء حق الزوج وعصيانه ونحو ذلك.
فجاء بعده نساء عند زوجات النبي صلى الله عليه وسلم يشتكين من ضرب أزواجهن لهن ضربًا مبرحًا، ومن سوء استعمال هذه الرخصة، فقال صلى الله عليه وسلم:
هؤلاء الرجال الذين يضربون نساءهم ضربًا مبرحًا ليسوا بخياركم.
بيان فضيلة معاملة النساء بالحسنى، وأن الصبر عليهن والتغاضي عما يكون منهن أفضل من ضربهن.
جعل الله عز وجل الضرب آخر مراحل علاج النشوز، فقال: (وَاللَّاتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَبِيلًا إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا) [النساء: 34]، وهذه الثلاثة على الترتيب وليست للجمع في وقت واحد، فيبدأ بالنصح والوعظ والتذكير فإن أفاد فالحمد لله، وإن لم ينفع يهجرها في المرقد، فإن لم يفد يضربها ضرب تأديب لا ضرب انتقام.
الرجل راع في بيته، فيجب أن يربيهم ويهذبهم بالحكمة والموعظة الحسنة.
جواز مراجعة العالم في فتواه؛ لمعرفة عواقبها ومآلها.
وعن إياس بن أبي ذباب رضي الله عنه قال: قال رسول صلى الله عليه وسلم : "لاتضربوا إماء الله" فجاء عمر رضي الله عنه إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فقال : ذئرن النساء على أزواجهن، فرخص في ضربهن، فأطاف بآل رسول…