İçeriğe geç

Sünen-i Ebû Dâvûd12. kitap

Kim iki eşe sahip olur da onlardan birine meylederse, kıyamet günü bir yanı felçli olarak gelir

باب فِي الْقَسْمِ بَيْنَ النِّسَاءِ

Farklı hükümler 4 âlimin hükmü Sünen-i Ebû Dâvûd 2133

Râvi:Ebû Hureyre

حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الطَّيَالِسِيُّ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنِ النَّضْرِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏

مَنْ كَانَتْ لَهُ امْرَأَتَانِ فَمَالَ إِلَى إِحْدَاهُمَا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَشِقُّهُ مَائِلٌ ‏"

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

«Kim iki eşe sahip olur da onlardan birine meylederse, kıyamet günü bir yanı felçli olarak gelir.»

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 2133) ve Dârimî (No. 2109).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, birden fazla hanımı olup da nafaka, barınma, giyim ve geceleme hususlarında aralarında gücü yettiğince adaletli davranmayan kimsenin; kıyamet gününde bedeninin bir yarısı eğrilmiş (yana yatmış) olarak geleceğini haber vermiştir. Bu eğrilik, tıpkı dünyadaki muamelesinde adaletten saptığı gibi, yaptığı haksızlığın (kendi cinsinden) bir cezasıdır.

Hadisten çıkan dersler

  • Bir erkeğin, iki hanımı veya hanımları arasında sıra ve geceleme hususunda adaletli davranması vaciptir. Nafaka, geceyi yanında geçirme, güzel muamele ve benzeri gücünün yettiği konularda birine diğerine karşı meyletmesi ise haramdır.
  • Geceleme ve benzeri hususlarda, kişinin gücü dâhilinde olan konularda eşler arasında eşit davranması gerekir. Ancak sevgi ve kalbî meyil gibi insanın tam olarak kontrol edemediği şeyler bu hadisin kapsamına girmez. Nitekim Yüce Allah’ın şu sözü de bunu ifade etmektedir: {Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam bir adalet sağlayamazsınız.} [Nisa: 129].
  • Karşılık, yapılan amel cinsinden olur. Bir erkek bu dünyada bir eşinden diğerine meyledip (haksızlık ettiğinde), kıyamet günü de vücudunun bir tarafı diğer tarafa eğilmiş olarak gelecektir.
  • Kulların haklarının ne kadar büyük ve önemli olduğunu; çünkü bu haklarda kolayca müsamaha gösterilmeyeceğini ifade eder. Zira kul hakları, titizlikle talep etme ve hakkını eksiksiz isteme esasına dayanır.
  • Erkeğin, eşleri arasında adaletli davranmaktan korkması halinde, günaha girmemek adına tek bir eşle yetinmesi müstehaptır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: {Eğer (aralarında) adaletli davranamamaktan korkarsanız, o zaman bir tane (eş) ile yetinin.} [Nisâ: 3]

Arapça açıklama

يُخْبِرُ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنَّ مَن كانت له أكثر من زوجة، فلم يَعْدِل بين زوجاته العدلَ المُستطاع، من مساواة بينهن في الإنفاق والمسكن والملبس والمَبِيْت، بأنَّ عقابه يوم القيامة أن يكون نصفُ جسدِه مائلًا، وميلانه عقوبة له على جوره، كما مَالَ في معاملته.

  • وجوب القَسْمِ على الرجل بين زوجتيه أو زوجاته، ويَحْرُم عليه المَيْلُ إلى إحداهنَّ عن الأخرى، فيما يقدر عليه من النفقة، والمبيت، وحسن المقابلة، ونحو ذلك.
  • التسوية في القِسْمَة ونحو ذلك، فيما يملك الإنسان، أما ما لا يملكه كالمحبة والمَيْل القلبي فإنه لا يدخل في الحديث، وهو المقصود في قوله تعالى: {ولن تستطيعوا أن تعدلوا بين النساء ولو حرصتم} [النساء: 129].
  • الجزاء يكون من جنس العمل، فإنَّ الرجل لما مال في الدنيا من زوجةٍ إلى أخرى، جاء يوم القيامة مائلًا أحدُ شِقَّيْه عن الآخر.
  • تعظيم حقوق العباد، وأنه لا يُسامَح فيها؛ لأنها مبنيةٌ على الشُّحِّ والتَّقَصِّي.
  • استحباب الاقتصار على زوجةٍ واحدةٍ، إذا خاف الرجل أن لا يعدل بين زوجاته؛ لئلا يقع في التقصير في الدين؛ قال تعالى: {فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً} [النساء: 3].

Klasik şerh

Azîmâbâdî — Avnü'l-Ma'bûd

( مَنْ كَانَتْ لَهُ اِمْرَأَتَانِ ) : أَيْ مَثَلًا ( فَمَالَ إِلَى إِحْدَاهُمَا ) : أَيْ فَلَمْ يَعْدِل بَيْنهمَا بَلْ مَالَ إِلَى إِحْدَاهُمَا دُون الْأُخْرَى ( وَشِقّه ) : أَيْ أَحَد جَنْبَيْهِ وَطَرَفه ( مَائِل ) : أَيْ مَفْلُوج. وَالْحَدِيث دَلِيل عَلَى أَنَّهُ يَجِب عَلَى الزَّوْج التَّسْوِيَة بَيْن الزَّوْجَات , وَيَحْرُم عَلَيْهِ الْمَيْل إِلَى إِحْدَاهُنَّ. وَقَدْ قَالَ تَعَالَى { فَلَا تَمِيلُوا كُلّ الْمَيْل } وَالْمُرَاد الْمَيْل فِي الْقَسْم وَالْإِنْفَاق لَا فِي الْمَحَبَّة لِأَنَّهَا مِمَّا لَا يَمْلِكهُ الْعَبْد. قَالَ الْمُنْذِرِيُّ : وَأَخْرَجَهُ التِّرْمِذِيّ وَالنَّسَائِيُّ وَابْن مَاجَهْ. وَقَالَ التِّرْمِذِيّ : لَا نَعْرِفهُ مَرْفُوعًا إِلَّا مِنْ حَدِيث هَمَّام يَعْنِي…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Adı geçen 4 âlim aynı hükmü vermemiştir; her biri aşağıda belirtilmiştir.

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح Hadis No. 2133
Şuayb el-Arnaûtv. 1438 h. SahihSahih Hadis No. 2133
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. ZayıfDaif Hadis No. 2133
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h. SahihSahih Hadis No. 2133

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (5)
  • أخبار أصبهان لأبي نعيم (1118)مَنْ كَانَتْ لَهُ امْرَأَتَانِ فَمَالَ إِلَى إِحْدَاهُمَا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَشِقُّهُ مَائِلٌ
  • أخبار أصبهان لأبي نعيم (2429)مَنْ كَانَتْ لَهُ امْرَأَتَانِ فَمَالَ إِلَى إِحْدَيْهِمَا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَشِقُّهُ مَائِلٌ
  • السنن الصغير للبيهقي (1186)مَنْ كَانَتْ لَهُ امْرَأَتَانِ فَمَالَ إِلَى إِحْدَاهُمَا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ، وَأَحَدُ شِقَّيْهِ سَاقِطٌ
  • السنن الكبرى للبيهقي (13648)مَنْ كَانَتْ لَهُ امْرَأَتَانِ فَمَالَ إِلَى إِحْدَاهُمَا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَأَحَدُ شِقَّيْهِ سَاقِطٌ
  • معرفة السنن والآثار للبيهقي (3842)مَنْ كَانَتْ لَهُ امْرَأَتَانِ ، فَمَالَ إِلَى إِحْدَاهُمَا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَشِقُّهُ مَائِلٌ

Aynı konuda

Konular