Enes -radıyallahu anh-'den- merfû olarak rivayet olunan bir hadiste şöyle haber verilmiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Alaca hastalığından, delilikten, cüzzamdan ve kötü hastalıklardan Sana sığınırım.»
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 1554), Nesâî (No. 5493) ve Ahmed b. Hanbel (No. 12534).
Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- belli bazı hastalıklardan Allah’a sığınırdı. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem-’in bu hastalıklardan Allah’a sığınması, ne kadar tehlikeli hastalık olduğunu ifade etmektedir. Özellikle bazı hastalıkları zikrederek sığınma yaptıktan sonra, genel olarak tüm kötü hastalıkları da zikretmiş ve ardından afiyet ve selamet niyaz etmiştir. Bu hadiste husus ve mücmel ifadeler bulunmaktadır. İlk kısmı ayrıntılı olarak hastalıkları zikretmiş, diğer kısmı ise özlü olarak kapsayıcılık içermiştir. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- belli bazı hastalıklardan Allah’a sığınır ve şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Alaca hastalığından sana sığınırım.» Bu hastalık bir deri hastalığıdır. Deri beyaz bir renk alır. İnsanlar bu hastalara pek yaklaşmazlar. Hasta da insanlardan uzaklaşır. Belki de bundan dolayı -Allah korusun- Allah’ın gazabına uğrar. Delilik, aklın gitme halidir. Akıl olmadan insan mükellef olamaz ve Rabbine ibadet edemez. Allah Teâlâ’nın yarattıkları hakkında ancak akıl ile tefekkür yapılabilir. Kur'an-ı Kerim onunla anlaşılır. Aklın gitmesi insanın yok olması demektir. Bunun için de Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kalem üç kişiden kaldırılmıştır. Uyanıncaya kadar uyuyan kimseden, akıl baliğ oluncaya kadar çocuktan, aklî dengesi yerine gelinceye kadar deli ve benzeri kişilerden.» “Cüzzam” Bu hastalık, uzuvların eriyerek tükenmesi ile sonuçlanır. Bulaşıcıdır. Bir hadiste; «Aslandan kaçtığın gibi cüzzamlı hastadan uzaklaş.» diye buyrulmuştur. “Ve kötü hastalıklardan” İnsanların küçük gördüğü kişinin sabretmek zorunda olduğu hastalıklardır. Felç, kör olmak, kanser gibi hoşlanılmayan hastalıklar birer örnek olarak verilebilir. Hem maddi olarak masraflı hem de güçlü bir sabra ihtiyaç vardır. Allah Teâlâ’nın sabır ve kalbine güç verdiği kişiler müstesna sabır gösterilmesi zordur. Görüleceği üzere dinimiz İslam’ın Müslüman kimsenin bedenine, sağlığına ve dinine verdiği önem, ortada tüm hakikatiyle durmaktadır.
Arapça açıklama
في الحديث كان النبي صلى الله عليه وسلم يستعيذ من أمراض معينة، وهذا يدل على خطرها، وعظيم أثرها، ثم سأل السلامة والعافية من قبيح الأمراض عموما، فقد تضمن هذا الدعاء: التخصيص والإجمال، فقال:" اللهم إني أعوذ بك من البرص"، وهو بياض يظهر في الجسم، يُوَلِّدُ نُفرة الخلق عن الإنسان، فيورث الإنسان العزلة التي قد تودي به إلى التسخط والعياذ بالله.
"والجنون": وهو ذهاب العقل، فالعقل هو مناط التكليف وبه يعبد الإنسان ربه، وبه يتدبر ويتفكر في خلائق الله تعالى ، وفي كلامه العظيم، فذهاب العقل ذهاب بالإنسان.
و"الجذام": وهو مرض تتآكل منه الأعضاء حتى تتساقط -والعياذ بالله– .
"وسيء الأسقام": أي قبيح الأمراض: وهي العاهات التي يصير المرء بها مُهاناً بين الناس، تنفرُ عنه الطباع، كالشلل والعمى والسرطان، ونحو ذلك؛ لأنها أمراض شديدة تحتاج إلى كلفة مالية، وصبر قوي لا يتحمله إلا من صبره الله تعالى وربط على قلبه.
وهنا تظهر عظمة هذا الدين الذي يحافظ ويرعى بدن المسلم ودينه.
الاستعاذة من الأمراض القبيحة المهلكة، التي قد تذهب بصبر الإنسان، فلا تبقي له شيئا من الأجر.
استعاذة الرسول -صلى الله عليه وسلم- من سيء الأسقام خشية ضعف الطاقة عن الصبر والوقوع في الضجر فيفوت الأجر.
هذه الأمراض المنصوص عليها في الحديث مفسدة للخِلْقَةِ والخُلُقِ، وتؤدي إلى نفور الخلق من صاحبها.
لم يستعذ النبي -صلى الله عليه وسلم- من جميع الأمراض؛ لأن الأمراض مطهرة للآثام مع الصبر عليها، ولا يخلو منها العباد، بل أشد الناس بلاء الأنبياء ثم الأمثل فالأمثل.
قد يستدل بالحديث على مشروعية الحجر الصحي؛ لما أودعه الله في الجذام من سرعة العدوى، إضافة إلى سرعة فتكه بالمصابين به، زيادة على كونه محل نُفُور الطباع السليمة.
تعوُّذ النبي -صلى الله عليه وسلم- من سيئ الأمراض، يدخل فيه ما يعرف بالأمراض المستعصية الآن كالسرطان، فتكون مثل هذه الأحاديث محل الحرص؛ لأثرها في الصحة الوقائية.