Hüküm yok
Sünen-i Dârimî 2496
Râvi: Umm Mubashhir
أَخْبَرَنَا الْمُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ الْأَعْمَشُ حَدَّثَنَا أَبُو سُفْيَانَ قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ حَدَّثَتْنِي أُمُّ مُبَشِّرٍ امْرَأَةُ زَيْدِ بْنِ حَارِثَةَ قَالَتْ دَخَلَ عَلَيَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي حَائِطٍ لِي فَقَالَ يَا أُمَّ مُبَشِّرٍ أَمُسْلِمٌ غَرَسَ هَذَا أَمْ كَافِرٌ قُلْتُ مُسْلِمٌ فَقَالَ مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا فَيَأْكُلُ مِنْهُ إِنْسَانٌ أَوْ دَابَّةٌ أَوْ طَيْرٌ إِلَّا كَانَتْ لَهُ صَدَقَةٌ
حَرَكات Harekeler
A−
A+
Bu hadisin henüz Türkçe çevirisi yok: Arapça metin, kaynak ve hüküm burada gösterilir.
Rivayet eden: Dârimî (No. 2496 ).
Âlimlerin hükümleri
Bu hadis için henüz hüküm yok.
Diğer rivayetler
Ayrıca rivayet edenler… (2)
غريب الحديث للهروي (17)ما من مُسْلِم يغرس غرسا أو يزرع زرعا ، فيأكل منه إنسان أو دابة أو طائر أو سبع إلا كانت له صدقة مسند إسحاق بن راهويه (1973)مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا ، فَيَأْكُلُ مِنْهُ إِنْسَانٌ ، أَوْ دَابَّةٌ ، أَوْ طَائِرٌ ، إِلا كَانَتْ لَهُ صَدَقَةٌ
Aynı konuda
Sahih
Riyâzü's-Sâlihîn 135
Câbir -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir müslüman, bir ağaç dikerse, o ağaçtan yenilen (ürün), onun için bir sadaka olur. O ağaçtan çalınan meyve onun için bir sadaka olur. Kim ondan yiyip eksiltirse, onun için bir sadaka…
التاسع عشر: عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: " ما من مسلم يغرس غرساً إلا كان ما أكل منه له صدقة، وما سرق منه له صدقة، ولا يرزؤه أحد إلا كان له صدقة" ((رواه مسلم. )) وفي رواية له: " فلا…
Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli
Hüküm yok
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Müsned 12038
Râvi: Enes b. Mâlik + 7 başka rivayet Yalnız Arapça
Hüküm yok
Müsned 12529
Râvi: Enes b. Mâlik + 1 başka rivayet Yalnız Arapça
Hüküm yok
Müsned 14668
Râvi: Jâbir ibn Abdullah Yalnız Arapça
Hüküm yok
Müsned 15963
Râvi: Abu Sahla as-Sâ’ib ibn Khalâad Yalnız Arapça
Hüküm yok
Müsned 22420
Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî Yalnız Arapça
Önceki hadis No. 2495 Sonraki hadis No. 2497