وَعَنْ اِبْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم -{ مَنْ تَعَاظَمَ فِي نَفْسِهِ, وَاخْتَالَ فِي مِشْيَتِهِ, لَقِيَ اَللَّهَ وَهُوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ } أَخْرَجَهُ اَلْحَاكِمُ وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ. 1 .
1 - صحيح. رواه الحاكم (1 / 60)، والبخاري في" الأدب المفرد" (549).
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-’dan merfû olarak rivayet olunduğuna göre Allah rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Her kim kendini büyük görürse ve yürüyüşünde böbürlenirse huzuru ilâhiye Allah kendisine gazaplı olduğu halde çıkar.»
Rivayet eden: Ahmed b. Hanbel (No. 5723). Bulûğu'l-Merâm içinde geçer (No. 1511).
Hadis, büyüklenmenin ve kibirlenmenin kınandığına delalet etmektedir. Bu gururlanmak ve büyüklük taslamak (kişinin) böbürlenerek yürüyüşünde, giydiği kıyafetlerinde, konuşmasında ve bütün işlerinde ortaya çıkar (görünür). Kim böyle kibirli ise, kendisinin başkalarının hak ettiğinden daha üstün olduğunu ve büyük görülmeyi hak ettiğine inanıyor ise, huzuru ilâhiye Allah kendisine gazaplı olduğu halde çıkar.
Arapça açıklama
الحديث يدل على ذم الكبر والتعاظم، ويَظهرُ هذا التكبر وهذا التعاظم في مشيته فيختال فيها، وفي لباسه، وفي كلامه، وفي كل أموره، ومن كانت هذه حاله من الكِبْر اعتقد في نفسه أنه عظيم يستحق التعظيم فوق ما يستحق غيره فإنه يلقى الله يوم القيامة وهو عليه وغضبان.
أن الكبر والتعاظم من كبائر الذنوب.
أن الكبر قسمان باطن يكون في القلب والنفس (تعاظم في نفسه)، وظاهر يكون في الجوارح (اختال في مشيته).