Sizden biriniz dua ederken: Allah’ım! İstersen beni bağışla! İstersen bana merhamet et! İstersen bana rızık ver! demesin. Dileğini kesin bir dille istesin. Zaten O, dilediğini yapar ve O’nu zorlayabilecek hiçbir güç yoktur
باب فِي الْمَشِيئَةِ وَالإِرَادَةِ
Sahih
Sahîh-i Buhârî hadisi
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 7477
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Sizden biriniz dua ederken: Allah’ım! İstersen beni bağışla! İstersen bana merhamet et! İstersen bana rızık ver! demesin. Dileğini kesin bir dille istesin. Zaten O, dilediğini yapar ve O’nu zorlayabilecek hiçbir güç yoktur.» Müslim'in rivayeti de şöyledir: «Dileğini kesin bir dille istesin ve isteğini büyük tutsun. Çünkü vereceği hiçbir şey Allah'a büyük gelmez.»
Rivayet eden: Buhârî (No. 7477, 6339), Müslim (No. 2679a, 2679b), Ebû Dâvûd (No. 1483), Tirmizî (No. 3497), İbn Mâce (No. 3854), İmâm Mâlik (No. 500) ve Ahmed b. Hanbel (No. 7013, 7889, 9589, 9600, 9919, 10089, 10447).
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, duanın ‘eğer dilersen’ şeklinde bir şarta bağlanmasını yasaklamıştır; bu, Allah’ın dilemesine bağlı bir ifade olsa bile böyledir. Çünkü Allah’ın ancak dilemesiyle bağışlayacağı zaten kesin olarak bilinen bir husustur. Bu sebeple duayı meşîete (dilemeye) bağlamanın bir anlamı yoktur. Zira bir işi ‘dilersen’ diye şart koşmak, ancak istemediği hâlde zorlanarak yapması mümkün olan kimseler hakkında söz konusu olabilir. Allah Teâlâ ise bundan münezzehtir. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bunu hadisin sonunda, ‘Çünkü Allah’ı zorlayacak hiçbir güç yoktur’ buyurarak açıklamıştır.
Ayrıca Allah’a verdiği hiçbir şey ağır gelmez; O hiçbir konuda aciz değildir ve hiçbir iş O’na büyük gelmez ki, ‘Eğer dilersen’ denilsin. Duayı meşîete bağlamak, bir yönüyle Allah’ın mağfiretine ve ihsanına ihtiyaç duymuyormuş gibi bir anlam da taşır. Çünkü bir kimsenin, ‘Eğer dilersen bana şunu ver’ demesi, genellikle ya kendisinden müstağni olduğu birine ya da istediğini vermeye gücü yetmeyen birine karşı kullanılan bir üsluptur.
Oysa Allah hakkında durum böyle değildir. Kul, Allah’ın her şeye gücü yettiğini ve kendisinin O’na muhtaç olduğunu bilerek isteğinde kararlı olmalıdır. Duasını kesin bir talep üslubuyla yapmalı; ihtiyacını hisseden fakir ve çaresiz bir kul gibi istemeli, Rabbine yönelip O’na sığınmalıdır. Çünkü Allah, mutlak zenginlik sahibi olan, hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeye gücü yeten yegâne varlıktır.
Allah Teâlâ, kendisine yakışmayan şeylerden tenzih edilmiş; lütfunun genişliği, zenginliğinin mükemmelliği, cömertliği ve ihsanı ifade edilmiştir.
Yüce Allah'ın noksansız ve eksiksiz olduğu ispat edilmiştir.
Allah'ın katında vadedilmiş olana duyulan istek ve O'na karşı güzel düşünceler beslemek teşvik edilmiştir.
Bazı insanlar farkında olmadan dualarını meşîete (Allah’ın dilemesine) bağlamaktadırlar. Meselâ: ‘Allah sana hayır versin inşallah’, ‘Allah ona rahmet etsin inşallah’ gibi sözler söylerler. Hadisin işaret ettiği hükme göre bu şekilde dua etmek câiz değildir.
Arapça açıklama
نَهَى النبيُّ صلى الله عليه وسلم عن تَعْلِيْق الدعاء بشيء حتى لو كان بمشيئة الله؛ فإن ذلك أمر معلوم مُتَيَقَّن أنه لا يغفر إلا أن يشاء سبحانه، ولا معنى لاشتراط المشيئة؛ لأنها إنما تشترط فيمن يصح منه أن يفعل دون أن يشاء بالإكراه وغيره مما تنزه الله سبحانه عنه، وقد بين ذلك صلى الله عليه وسلم في آخر الحديث بقوله فإنه لا مُكْرِه له، كما أن الله لا يَتَعَاظَمُه شيء أعطاه وليس بعاجز ولا يكبُر عليه شيء حتى يقال: إن شئت، وتعليقه بالمشيئة نوع من الاستغناء عن مغفرته، فقول القائل: إن شئت أن تعطيني كذا فافعل، لا يستعمل هذا إلا مع الغنى عنه أو مع العاجز، وأما مع القادر ومع الاضطرار إليه والحاجة إليه فإنه يَعزم مسألته، ويَسأل سؤال فقير مضطر إلى ما سأله، ويلجأ إلى الله؛ لأنه الغني الكامل، القادر على كل شيء.
النهي عن تعليق الدعاء بالمشيئة.
تنزيه الله عما لا يليق به، وسعة فضله، وكمال غناه، وكرمه وجوده سبحانه وتعالى.
إثبات الكمال لله عز وجل.
تعظيم الرغبة فيما عند الله وحسن الظن به سبحانه.
يقع من بعض الناس تعليق الدعاء بالمشيئة وهم لا يشعرون، مثل قول: جزاك الله خيرًا إن شاء الله، الله يرحمه إن شاء الله، فهذا لا يجوز لحديث الباب.
عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "لا يقولن أحدكم: اللهم اغفر لي إن شئت: اللهم ارحمني إن شئت، ليعزم المسألة، فإنه لا مكره له" ((متفق عليه)). ((وفي رواية لمسلم:…
Râvi: Ebû Hureyre
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Mişkâtü'l-Mesâbîh 2225
حديث إسماعيل بن جعفر (255)إِذَا دَعَا أَحَدُكُمْ فَلا يَقُلِ : اللَّهُمَّ إِنْ شِئْتَ ، وَلَكِنْ لِيَعْزِمْ وَلْيُعَظِّمِ الرَّغْبَةَ ، فَإِنَّ اللَّهَ لا يَتَعَاظَمُهُ خَيْرٌ أَعْطَاهُ