حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ سَعِيدِ بْنِ الْعَاصِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Mümin, haksız yere öldürülmesi haram olan bir kimseyi öldürmediği sürece, salih amelleri, Allah'ın rahmetini, mağfiretini ve affını umma konusunda genişlik ve ferahlık içinde olmaya devam edeceğini haber vermiştir. Ancak öldürülmesi haram olan bir insanı öldürdüğünde, salih amelleri ona dar gelir. Çünkü bu ameller, adam öldürme suçunun yükünü ve bu büyük günahın vebalini karşılamaya yetmez.
Hadisten çıkan dersler
Haksız yere adam öldürmenin ve kasten öldürmenin ne kadar büyük bir günah olduğu açıklanmaktadır. Çünkü bu, Mümini dinindeki genişlik ve selâmet hâlinden çıkarıp darlık ve sıkıntı hâline düşürür.
Dokunulmaz (haram) kanlar dört kısımdır: 1- Müslümanın kanı: Bunların arasında en dokunulmazı ve en büyük hürmete sahip olanıdır. 2- Zimmînin kanı: Bunlar, cizye vermeyi kabul ederek ve İslâm devletinin hükümlerine tâbi olarak İslâm yurdunda kendi dinleri üzere yaşamalarına izin verilen Yahudi ve Hristiyanlardır. 3- Muâhedin kanı: Bunlar, kendi ülkelerinde yaşayan ve kendileriyle aramızda barış antlaşması bulunan kâfirlerdir. Bu antlaşma gereği biz onlarla savaşmayız, onlar da bizimle savaşmazlar. 4- Müste'menin kanı: Bu, aslında kendisiyle aramızda ne zimmet ne de antlaşma bulunan savaş hâlindeki kâfirlerdir. Ancak devlet başkanı veya onun bu yetkiyi verdiği temsilcileri tarafından, Müslümanların ülkesine belirli bir süre için güvence (eman) verilerek girmesine izin verilmiş kimsedir.
Arapça açıklama
أخبر النبي صلى الله عليه وسلم أن المؤمن لا يزال في فسحة وسعة أعماله الصالحة، ورجاء رحمة الله ومغفرته وعفوه، حتى إذا قتل إنسانًا محرَّمٌ قتله فقد ضاقت به أعماله؛ لأنها لا تَفِي بوزر القتل وذنبه العظيم.
عظم القتل بغير حق والقتل العمد، فإنه يخرج المؤمن من السعة في الدين إلى الضيق.
الدماء المحرمة أربعة أصناف: 1- دم المسلم، وهو أعظمها، 2- دم الذمي، وهم اليهود والنصارى الذين أقروا في دار الإسلام على دينهم بالتزام الجزية، ونفوذ أحكام الإسلام فيهم، 3- دم المعاهد، وهم الكفار في بلادهم الذين بيننا وبينهم صلح لا نحاربهم ولا يحاربوننا، 4- دم المستأمِن، وهو الكافر الحربي ليس بيننا وبينه ذمة ولا عهد، لكننا أمّناه في وقت محدد يدخل بلاد المسلمين مِن ولي الأمر أو مَن يملك ذلك من نوَّابه.
وعن ابن عمر رضي الله عنهما قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: “ لا يزال المؤمن في فسحة من دينه ما لم يصب دمًا حرًا" ((رواه البخاري)).