İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî81. kitap

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yere birtakım çizgiler çizdi. Sonra da çizgileri göstererek şöyle buyurdu: «Bunlar insanın istek ve arzuları, şu da onun ecelidir. İnsan hayal içinde yaşayıp giderken bir de bakar ki, en yakın ölüm çizgisi karşısına gelivermiş.»

باب فِي الأَمَلِ وَطُولِهِ‏

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Sahîh-i Buhârî 6417

Râvi:Abdullah b. Mes'ûd

حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ الْفَضْلِ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ مُنْذِرٍ، عَنْ رَبِيعِ بْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ خَطَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَطًّا مُرَبَّعًا، وَخَطَّ خَطًّا فِي الْوَسَطِ خَارِجًا مِنْهُ، وَخَطَّ خُطُطًا صِغَارًا إِلَى هَذَا الَّذِي فِي الْوَسَطِ، مِنْ جَانِبِهِ الَّذِي فِي الْوَسَطِ وَقَالَ ‏"‏

هَذَا الإِنْسَانُ، وَهَذَا أَجَلُهُ مُحِيطٌ بِهِ ـ أَوْ قَدْ أَحَاطَ بِهِ ـ وَهَذَا الَّذِي هُوَ خَارِجٌ أَمَلُهُ، وَهَذِهِ الْخُطُطُ الصِّغَارُ الأَعْرَاضُ، فَإِنْ أَخْطَأَهُ هَذَا نَهَشَهُ هَذَا، وَإِنْ أَخْطَأَهُ هَذَا نَهَشَهُ هَذَا ‏"

Enes -radıyallahu anh- şöyle dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yere birtakım çizgiler çizdi. Sonra da çizgileri göstererek şöyle buyurdu: «Bunlar insanın istek ve arzuları, şu da onun ecelidir. İnsan hayal içinde yaşayıp giderken bir de bakar ki, en yakın ölüm çizgisi karşısına gelivermiş.» İbn Mes’ûd -radıyallahu anh- şöyle dedi: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yere bir dörtgen çizdi. Dörtgenin ortasına, onu bir kenarından keserek dışarı çıkan bir çizgi çekti. Ortadaki bu çizginin iki yanından ona doğru birtakım küçük çizgiler daha çizdi. Sonra çizgileri göstererek şöyle buyurdu: «Şu insan, şu da onu kuşatan (veya “kuşatmış olan”) ecelidir. Dörtgeni keserek dışarı çıkan, insanın arzularıdır. Ortadaki çizgiye yönelik küçük çizgiler, dert ve ızdıraplardır. İnsan bu dertlerin birinden kurtulsa, öteki gelip çarpar. Şundan kurtulsa, beriki gelip yakalar.» diye buyurdu.

Rivayet eden: Buhârî (No. 6417).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Bu iki hadis insanın emeli, eceli ve kendisine sunulacak olan şeylerin misali veilmektedir. Bunların birisinde ölüm gelip onu bulacaktır. Eğer bunların birinde selamette olsa ecelinin bitimiyle ölüm ona gelir. Bu çizgiler kendisine sunulacak afetlerdir. Birinden kurtulacak olsa diğeri ona isabet eder. Eğer bunların hepsinden selamette olsa hastalık ya da mal kaybı ve başka şeyler isabet eder, ölüm ansızın çıkagelir. Sonuç olarak sebeplerden ölmeyen ecelden ölecektir. Eğer insan bu afetlerin arasında yaşıyorsa “en yakın çizgi karşısına gelivermiş” o da eceldir. Emellerin kısa tutulmasına, ansızın gelen ölüme hazır olmaya işaret vardır. Zehirli yılan sokması olarak tabir edilmiştir ki bu da isabet etmesinde ve helak etmesindeki mübalağadan dolayıdır.

Arapça açıklama

في الحديثين مثال أمل الإنسان وأجله والأعراض التي تعرض عليه، وموته عند واحد منها، فإن سلم منها فيأتيه الموت عند انقضاء أجله، وهذه الخطوط الآفات العارضة له فإن سلم من هذا لم يسلم من هذا، وإن سلم من الجميع ولم تصبه آفة من مرض أو فقد مال أو غير ذلك بغته الأجل، والحاصل إن من لم يمت بالسبب مات بالأجل، فبينما الإنسان كذلك في هذه الآفات "إذ جاءه الخط الأقرب" وهو الأجل.

وفيه إشارة إلى الحض على قصر الأمل والاستعداد لبغتة الأجل، وعبر بالنهش وهو لدغ ذات السم مبالغة في الإصابة والإهلاك.

  • تحذير الإنسان من فجأة الموت وهو على غير استعداد له بالعمل الصالح.
  • على المؤمن المسارعة للتوبة والعمل الصالح، ولا يغتر بطول الأمل.
  • جواز ضرب المثل واتخاذ وسائل الإيضاح عند التعليم، ليكون أبلغ في التصور عند التلقي.

Klasik şerh

İbn Hacer el-Askalânî — Fethu'l-Bârî

قَوْله ( يَحْيَى بْن سَعِيد ) هُوَ الْقَطَّان , وَسُفْيَان هُوَ الثَّوْرِيُّ , وَأَبُوهُ سَعِيد بْن مَسْرُوق , وَمُنْذِر هُوَ اِبْن يَعْلَى الثَّوْرِيُّ وَوَقَعَ فِي رِوَايَة الْإِسْمَاعِيلِيّ " أَبُو يَعْلَى " فَقَطْ , وَالرَّبِيع بْن خُثَيْم بِمُعْجَمَةٍ وَمُثَلَّثَة مُصَغَّر , وَعَبْد اللَّه هُوَ اِبْن مَسْعُود وَمِنْ الثَّوْرِيّ فَصَاعِدًا كُوفِيُّونَ. قَوْله ( خَطَّ النَّبِيّ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ خَطًّا مُرَبَّعًا ) الْخَطّ الرَّسْم وَالشَّكْل , وَالْمُرَبَّع الْمُسْتَوِي الزَّوَايَا قَوْله ( وَخَطَّ خَطًّا فِي الْوَسَط خَارِجًا مِنْهُ وَخَطَّ خُطَطًا صِغَارًا إِلَى هَذَا الَّذِي فِي الْوَسَط مِنْ جَانِبه الَّذِي فِي الْوَسَط ) قِيلَ هَذِهِ صِفَة الْخَطّ : وَالْأَوَّل الْمُع…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Buhârîv. 256 h. Sahihصحيح Hadis صحيح البخاري No. 6417
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (2)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الجامع (6985)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الترغيب (3344)

Diğer rivayetler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 576

İbni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) yere bir dörtgen çizdi. Dörtgenin ortasına onu bir kenarından keserek dışarı çıkan bir çizgi çekti. Ortadaki bu çizginin iki tarafına da bir takım küçük çizgiler çizdi ve çizgileri göstererek şöyle buyurdu…

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ خط النبي صلى الله عليه وسلم خطا مربعا، وخط خطاً فى الوسط خارجاً منه، وخط خططاً صغاراً إلى هذا الذى فى الوسط من جانبه الذى فى الوسط، فقال‏:‏ “هذا الإنسان، وهذا أجله محيطا به -أو قد أحاط…

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd

Ayrıca rivayet edenler… (2)
  • السنن الكبرى للنسائي (11267)خَطَّ النَّبِيُّ ﷺ مُرَبَّعًا , وَخَطَّ خَطًّا فِي الوَسَطِ , خَارِجًا مِنْهُ , وَخَطَّ خُطُطًا صِغَارًا إِلَى هَذَا الَّذِي فِي الْوَسَطِ , مِنْ جَانِبِهِ الَّذِي فِي الْوَسَطِ , وَقَالَ : هَذَا الإِنْسَانُ , وَهَذَا أَجَلُهُ مُحَيطٌ بِهِ , أَوْ قَدْ أَحَاطَ بِهِ , وَهَذَا الَّذِي هُوَ خَارِجٌ : أَ
  • شرح السنة (4009)خَطَّ النَّبِيُّ ﷺ خَطًّا مُرَبَّعًا ، وَخَطَّ خَطًّا فِي الْوَسَطِ خَارِجًا مِنْهُ ، وَخَطَّ خِطَطًا صِغَارًا إِلَى هَذَا الَّذِي فِي الْوَسَطِ مِنْ جَانِبِهِ الَّذِي فِي الْوَسَطِ ، فَقَالَ : هَذَا الإِنْسَانُ ، وَهَذَا أَجَلُهُ مُحِيطٌ بِهِ ، أَوْ قَدْ أَحَاطَ بِهِ ، وَهَذَا الَّذِي هُوَ خَارِجُ

Aynı konuda

Konular