Kays İbni Ebû Hâzim’den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Habbâb b. Eret –radıyallahu anh-’ı hastalığından dolayı ziyaret etmek için yanına gittik. Vücudu yedi yerden dağlanmıştı. Habbâb dedi ki: ‘‘Bizden önce ahirete göçen arkadaşlarımız, dünya onlar (ın ahiretteki mükafatların) dan bir şey eksiltmeden çekip gittiler. Biz ise o kadar dünyalık elde ettik ki, onları topraktan başka saklayacak yer bulamıyoruz. Şayet Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ölümü istemek için dua etmeyi yasaklamasaydı, Allah’tan canımı almasını isterdim.’’ (Râvi Kays İbni Ebû Hâzim diyor ki:) Bir başka zaman Habbâb’ın yanına gittiğimizde duvar örüyordu. Bize şöyle dedi: ‘‘Müslüman, Allah için harcadığı her şeyden sevap kazanır. Yalnız şu toprağa yaptığı harcama hariç.’’
Rivayet eden: Buhârî (No. 5672, 6349, 6350, 6430, 6431, 7234), Müslim (No. 2681a, 2681b), Nesâî (No. 1823) ve Ahmed b. Hanbel (No. 20150, 20157, 20167, 25958).
Habbâb b. el-Eret –radıyallahu anh- (hastalığından dolayı) vücudunu yedi yerden dağlamıştı. Arkadaşları onun yanına geldiler. Onlara kendilerinden önce ahirete göçen arkadaşlarının, dünya zevklerinden faydalanamadan vefat ettiklerini, bu da onların ahiretlerinden bir şey eksiltmediğini haber verdi. O, o kadar çok dünyalık elde etti ki, onları topraktan başka ya da bina yaparak saklayacak yer bulamıyordu. Şayet Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’den varid olduğu gibi, dinde fitne zamanı hariç ölümü istemek için dua etmeyi yasaklamasaydı, Allah’tan canımı almasını isterdim, demiştir Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: İnsana ne olursa olsun infak ettiği şey için ecir verilir. Ancak şu toprağa yaptığı harcama hariç. Yani buradan kasıt binadır. Çünkü insanın kendine yetecek kadar evi olursa, büyük para harcamasına ihtiyacı yoktur. İnsana, binaya harcadığı bu paradan dolayı ecir verilmez. Ancak fakirlerin ikamet edeceği bir bina ya da kazancını Allah yolunda bu ve benzeri işler için vermesi hariç. Bu şekilde olursa ona ecir verilir, ancak kendi oturduğu binada, ona sevap yoktur. Dağlama yapmak konusundaki yasaklama, şifanın sadece dağlamadan olacağına inanan kimse içindir. Ama kim Allah Azze ve Celle’nin şifayı veren olduğuna itikat ediyorsa bunda bir beis yoktur. Bu da başka tedavi yöntemine gücü yettiği halde acele edip (dağlamayı) son tedavi yapmayan içindir.
Arapça açıklama
في الحديث أن خباب بن الأرت رضي الله عنه كُوِي سبع كيات ثم جاءه أصحابه يعودونه فأخبرهم أن الصحابة الذين سبقوا ماتوا ولم يتمتعوا بشيء من ملذات الدنيا، فيكون ذلك منقصاً لهم مما أُعدَ لهم في الآخرة. وإنه أصاب مالاً كثيرا ًلا يجد له مكانًا يحفظه فيه إلا أن يبني به، وقال: ولولا أن رسول الله نهانا أن ندعو بالموت لدعوت به، إلا عند الفتن في الدين فيدعو بما ورد. ثم قال: إن الإنسان يؤجر على كل شيء أنفقه إلا في شيء يجعله في التراب يعني: في البناء؛ لأن البناء إذا اقتصر الإنسان على ما يكفيه، فإنه لا يحتاج إلى كبير نفقة، ، فهذا المال الذي يجعل في البناء الزائد عن الحاجة لا يؤجر الإنسان عليه، اللهم إلا بناء يجعله للفقراء يسكنونه أو يجعل غلته في سبيل الله أو ما أشبه ذلك، فهذا يؤجر عليه، لكن بناء يسكنه، هذا ليس فيه أجر.
والنهي الذي جاء عن الكي هو لمن يعتقد أن الشفاء من الكي، أما من اعتقد أن الله عز وجل هو الشافي فلا بأس به، أو ذلك للقادر على مداواة أخرى وقد استعجل ولم يجعله آخر الدواء.
فضل خباب بن الأرت، ومزيد عرفانه بمولاه، وشدة اتهامه لنفسه، ومحاسبته لها حتى في المباحات.
النهي عن تمني الموت.
كراهية الزيادة في البناء من غير حاجة.
الحث على عيادة المريض.
جواز الاكتواء عند الحاجة، هذا ما دل عليه الحديث، ولكن ذلك مع الكراهة وألا يبدأ به بدلالة النصوص الأخرى.
وعن قيس بن أبي حازم قال: دخلنا على خباب بن الأرت رضي الله عنه نعوده وقد اكتوى سبع كيات فقال: إن أصحابنا الذين سلفوا مضوا، ولم تنقصهم الدنيا، وإنا أصبنا ما لا نجد له موضعاً إلا التراب ولولا أن النبي صلى الله عليه…
Hüküm yokMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)el-Edebü'l-Müfred 454