İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî64. kitap

«Kızım! Bu günden sonra babanın üzerinde hiçbir ızdırâb kalmayacaktır.»

بَابُ مَرَضِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَوَفَاتِهِ

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Sahîh-i Buhârî 4462

Râvi:Enes b. Mâlik

حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَمَّا ثَقُلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم جَعَلَ يَتَغَشَّاهُ، فَقَالَتْ فَاطِمَةُ ـ عَلَيْهَا السَّلاَمُ ـ وَاكَرْبَ أَبَاهُ‏.‏ فَقَالَ لَهَا ‏"‏

لَيْسَ عَلَى أَبِيكِ كَرْبٌ بَعْدَ الْيَوْمِ ‏"

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ağırlaşınca sık sık bayılmaya baş­ladı. Bundan kederlenen Fâtıma -radıyallahu anhâ-: Vây babamın ızdırâbına! dedi. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, Fâtıma'ya hitaben: «Kızım! Bu günden sonra babanın üzerinde hiçbir ızdırâb kalmayacaktır.» buyurdu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat edince, Fâtıma: Ey Rabb'in davetine icabet eden babam! Ey Cennetu'l-Firdevs'te makamı olan ba­bam! Ey Cibril'e ölümünü haber verdiğimiz babam! diye hüzün ve kederini açığa çıkarmıştır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- defnedildikten sonra da Fâtıma -radıyallahu anha-: "Derin bir bağlılıkla sevdiğiniz Rasûlullah'ın üzerine toprak saçmağa gönlünüz nasıl razı oldu?" diye sormuştur.

Rivayet eden: Buhârî (No. 4462).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Bu hadis sekaratu'l mevt (ölüm sancısı) esnasında Nebi -sallallahu aleyhi ve selem-'in sabrını bize tarif etmektedir. Vefat ettiği hastalığı esnasında ağırlaştığında kendisine isabet eden hastalığın ızdırabından dolayı bayılmaya başladı. Çünkü Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hastalık ve acısı şiddetleniyordu. Bunda büyük hikmet vardır: Bu da, O'nun, sabrının karşılığı olarak Rabbinin katında yüksek dereceye nail olmasıdır. Izdırabından dolayı bayıldığında Fâtıma -radıyallahu anhâ-: Vây babamın ızdırâbına! dedi. Yani babasının ızdırap çekmesinden dolayı o da acı çekiyordu. Çünkü kadındı ve kadınlar sabra güç yetiremezler. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kızım! Bu günden sonra babanın üzerinde hiçbir ızdırâb kalmayacaktır.» buyurdu. Çünkü Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- dünyadan intikal ettiğinde Rafîk-i A'lâ'ya (yüce dosta) intikal etmiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ölüm sancısı çekerken: «Allah'ım! Senden Rafîk-i A'lâ'yı isterim, Allah'ım! Senden Rafîk-i A'lâ'yı isterim.» diyerek evinin tavanına bakıyordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat ettiğinde Fâtıma -radıyallahu anha- babasının yasını tutuyordu. Ancak hafif bir yas tutmaydı. Bu, onun Allah'ın kaza ve kaderine öfkelendiği manasına gelmemektedir. Fâtıma -radıyallahu anaha-'nın: "Ey Rabb'in davetine icabet eden babam!" Her şeyin hükümranlığı ve kullarının ecelleri O’nun elindedir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- diğer müminler gibi vefat ettiğinde Allah'ın davetine icabet etmiş, yedi kat semanın üzerinde Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın huzurunda durana kadar yükselmiştir. Fâtıma -radıyallahu anha-'nın: "Ey Cennetu'l-Firdevs'te makamı olan babam!" Çünkü Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Cennet'te en üst makamdadır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah'tan benim için vesileyi isteyin. Zira vesile Cennet'te bir makamdır ki, Allah'ın kullarından yalnız bir tanesine lâyıktır. Umarım ki; o bir kişi de ben olayım.» buyurmuştur. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalacağı yerin Firdevs olacağında şek ve şüphe yoktur. Firdevs; Cennet'in en üst derecesidir. Tavanın üstünde Rab Teâlâ'nın arşı vardır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de Firdevs'in en üst makamındadır. Fâtıma -radıyallahu anaha-'nın: “Ey Cibril'e ölümünü haber verdiğimiz babam!” Bizler onun vefatını Cibril'e haber verdik. Çünkü hayatta iken Cibril O'na vahyi getirir ve okurdu. Vahiy, Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-‘in hayatı ile bağlantılıydı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- defnedildikten sonra Fâtıma -radıyallahu anha: “Derin bir bağlılıkla sevdiğiniz Rasûlullah'ın üzerine toprak saçmaya gönlünüz nasıl razı oldu?” diye sormuştur. Bunu babasından ayrıldığına üzülüp acı çektiği için söylemiştir. Allah’ın, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-‘in sevgisiyle sahabelerin –radıyallahu anhum- kalplerini doldurduğunu bildiği için bu soruyu sormuştur. Hüküm, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’nındır ve herkes ona dönecektir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: (Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da öleceklerdir.”

Arapça açıklama

يُصوِّر هذا الحديث صبر نبينا صلى الله عليه وسلم على سكرات الموت، فلمَّا ثقل في مرضه الذي مات فيه جعل يغشى عليه من الكرب من شدة ما يصيبه؛ لأنه -عليه الصلاة والسلام- يتشدد عليه الألم والمرض، وهذا لحكمة بالغة: حتى ينال ما عند الله من الدرجات العلى جزاء صبره، فإذا غشيه الكرب تقول فاطمة رضي الله عنها : "وأكرب أبتاه" تتوجع له من كربه، لأنها امرأة، والمرأة لا تطيق الصبر.

فقال النبي -عليه الصلاة والسلام-: "لا كرب على أبيك بعد اليوم"؛ لأنه صلى الله عليه وسلم لما انتقل من الدنيا انتقل إلى الرفيق الأعلى، كما كان -صلى الله عليه وسلم -وهو يغشاه الموت- يقول "اللهم في الرفيق الأعلى، اللهم في الرفيق الأعلى وينظر إلى سقف البيت صلى الله عليه وسلم ".

توفي الرسول -عليه الصلاة والسلام-، فجعلت رضي الله عنها تندبه، لكنه ندب خفيف، لا يدل على التسخط من قضاء الله وقدره.

وقولها "أجاب ربا دعاه"؛ لأن الله تعالى هو الذي بيده ملكوت كل شيء، وآجال الخلق بيده.

فأجاب داعي الله، وهو أنه صلى الله عليه وسلم إذا توفي صار كغيره من المؤمنين، يصعد بروحه حتى توقف بين يدي الله سبحانه فوق السماء السابعة.

وقولها: "وابتاه جنة الفردوس مأواه" صلى الله عليه وسلم ؛ لأنه -عليه الصلاة والسلام- أعلى الخلق منزلة في الجنة، كما قال النبي صلى الله عليه وسلم : "اسألوا الله لي الوسيلة؛ فإنها منزلة في الجنة لا تنبغي إلا لعبد من عباد الله، وأرجو أن أكون أنا هو"، ولا شك أن النبي صلى الله عليه وسلم مأواه جنة الفردوس، وجنة الفردوس هي أعلي درجات الجنة، وسقفها الذي فوقها عرش الرب جل جلاله، والنبي -عليه الصلاة والسلام- في أعلى الدرجات منها.

قولها: "يا أبتاه إلى جبريل ننعاه" وقالت: إننا نخبر بموته جبريل لأن جبريل هو الذي كان يأتيه ويدارسه بالوحي زمن حياته، والوحي مرتبط بحياة النبي -عليه الصلاة والسلام-.

ثمَّ لمَّا حُمِل ودفِن، قالت رضي الله عنها : "أطابت أنفسكم أن تحثوا على رسول الله صلى الله عليه وسلم التراب؟" يعني من شدة حزنها عليه، وحزنها وألمها على فِراق والدها، ومعرفتها بأن الصحابة رضي الله عنهم قد ملأ الله قلوبهم محبة الرسول -عليه الصلاة والسلام- سألتهم هذا السؤال، لكن الله سبحانه هو الذي له الحكم، وإليه المرجع، وكما قال الله تعالى في كتابة: (إِنَّكَ مَيِّتٌ وَإِنَّهُمْ مَيِّتُونَ).

  • في هذا الحديث بيان أن رسول الله -صلى الله عليه وسلم- كغيره من البشر، يمرض ويجوع، ويعطش، ويموت.
  • في الحديث رد على الذين يشركون بالرسول -صلى الله عليه وسلم-؛ يدعون الرسول -عليه الصلاة والسلام-، ويستغيثون به وهو في قبره، فهو عليه السلام ميت ولا يملك لهم شيئاً.
  • في الحديث دليل على جواز الندب اليسير إذا لم يكن مؤذنا بالتسخُّط على الله -عز وجل-؛ لأن فاطمة ندَبَت النبي عليه -الصلاة والسلام-، لكنه نَدْب يسير، وليس فيه اعتراض على قدر الله -عز وجل-.
  • في الحديث دليل: على أن فاطمة بنت محمد -صلى الله عليه وسلم- و -رضي الله عنها- بقيت بعد حياته -صلى الله عليه وسلم-، ولكن ليس لها ميراث؛ لأن الأنبياء لا يورثون.
  • جواز التوجُّع للميت عند احتضاره.
  • يجوز ذكر الميت بصفاته بعد موته دون رفع صوت ولا تسخط.
  • صبر النبي -عليه الصلاة والسلام- على ما هو فيه من سكرات الموت وشدائده.
  • ما بعد الحياة الدنيا خير للأنبياء -صلوات الله عليهم وسلامه- وكذلك أتباعهم.
  • الدنيا دار تعب ونصب، والآخرة لا شيء فيها من هذا للمؤمن.

Klasik şerh

İbn Hacer el-Askalânî — Fethu'l-Bârî

قَوْله : ( وَاكَرْب أَبَاهُ ) فِي رِوَايَة مُبَارَك بْن فَضَالَة عَنْ ثَابِت عِنْد النَّسَائِيِّ " وَاكَرْبَاه " وَالْأَوَّل أَصْوَب لِقَوْلِهِ فِي نَفْس الْخَبَر " لَيْسَ عَلَى أَبِيك كَرْب بَعْد الْيَوْم " وَهَذَا يَدُلّ أَنَّهَا لَمْ تَرْفَع صَوْتهَا بِذَلِكَ وَإِلَّا لَكَانَ يَنْهَاهَا. قَوْله : ( يَا أَبَتَاهْ ) كَأَنَّهَا قَالَتْ : يَا أَبِي وَالْمُثَنَّاة بَدَل مِنْ التَّحْتَانِيَّة وَالْأَلِف لِلنُّدْبَةِ وَلِمَدِّ الصَّوْت وَالْهَاء لِلسَّكْتِ. قَوْله : ( مَنْ جَنَّة الْفِرْدَوْس مَأْوَاهُ ) بِفَتْحِ الْمِيم فِي أَوَّله عَلَى أَنَّهَا مَوْصُولَة , وَحَكَى الطَّيِّبِي عَنْ نُسْخَة مِنْ " الْمَصَابِيح " بِكَسْرِهَا عَلَى أَنَّهَا حَرْف جَرّ , قَالَ : وَالْأَوَّل أَوْلَى. قَوْله : ( إِ…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Hüküm, kitabın (Sahîh-i Buhârî) konumundan alınmıştır.

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (6)
  • الأنوار في شمائل النبي المختار (1214)لَيْسَ عَلَى أَبِيكِ كَرْبٌ بَعْدَ الْيَوْمِ . فَلَمَّا مَاتَ قَالَتْ : يَا أَبَتَاهُ ! أَجَابَ رَبًّا دَعَاهُ ، يَا أَبَتَاهُ ! مِنْ جَنَّةِ الْفِرْدَوْسِ مَأْوَاهُ ، يَا أَبَتَاهُ ! إِلَى جِبْرِيلَ نَنْعَاهُ . فَلَمَّا دُفِنَ ؛ قَالَتْ فَاطِمَةُ : يَا أَنَسُ ، أَطَابَتْ أَنْفُسُكُمْ أَنْ تَحْثُوا
  • السنن الكبرى للبيهقي (6217)إِنَّهُ لَيْسَ عَلَى أَبِيكِ كَرْبٌ بَعْدَ الْيَوْمُ ، فَلَمَّا قُبِضَ وَدُفِنَ قَالَتْ لِي فَاطِمَةُ : يَا أَنَسُ ، أَطَابَتْ أَنْفُسَكُمْ أَنْ تَحْثُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ﷺ
  • الطبقات الكبرى لابن سعد (2351)لَيْسَ عَلَى أَبِيكِ كَرْبٌ بَعْدَ الْيَوْمِ ، فَلَمَّا مَاتَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ ، قَالَتْ فَاطِمَةُ : يَا أَبَتَاهُ ! أَجَابَ رَبًّا دَعَاهُ ! يَا أَبَتَاهُ ! جَنَّةُ الْفِرْدَوْسِ مَأْوَاهْ ، يَا أَبَتَاهْ إِلَى جِبْرِيلَ نَنْعَاهْ ، يَا أَبَتَاهْ ! مِنْ رَبِّهِ مَا أَدْنَاهْ . قَالَ : فَلَمَّا دُف
  • شرح السنة (3739)لَمَّا ثَقُلَ النَّبِيُّ ﷺ جَعَلَ يَتَغَشَّاهُ ، فَقَالَتْ فَاطِمَةُ : وَاكَرْبَ أَبَاهُ ، فَقَالَ لَهَا : لَيْسَ عَلَى أَبِيكِ كَرْبٌ بَعْدَ الْيَوْمِ ، فَلَمَّا مَاتَ ، قَالَتْ : يَا أَبَتَاهُ أَجَابَ رَبًّا دَعَاهُ ، يَا أَبَتَاهُ مِنْ جَنَّةِ الْفِرْدَوْسِ مَأْوَاهُ ، يَا أَبَتَاهُ إِلَى جِبْرِي
  • مسند أبي داود الطيالسي (2145)لَيْسَ عَلَى أَبِيكِ كَرْبٌ بَعْدَ الْيَوْمِ
  • مسند عبد بن حميد (1371)لَيْسَ عَلَى أَبِيكَ كَرْبٌ بَعْدَ الْيَوْمِ فَلَمَّا مَاتَ ، قَالَتْ : فَاطِمَةُ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا : يَا أَبَتَاهُ أَجَابَ رَبًّا دَعَاهُ ، يَا أَبَتَاهُ جَنَّةُ الْفِرْدَوسِ مَأْوَاهُ ، يَا أَبَتَاهُ ، إِلَى جِبْرِيلَ نَنْعَاهُ ، يَا أَبَتَاهُ مِنْ رَبِّهِ مَاأَدْنَاهُ ، فَلَمَّا دُفِنَ ، قَا

Aynı konuda

Konular