Râvi:Abdullah b. Mes'ûd
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ حَدَّثَنِي شَقِيقٌ، قَالَ عَبْدُ اللَّهِ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يَحْكِي
نَبِيًّا مِنَ الأَنْبِيَاءِ ضَرَبَهُ قَوْمُهُ فَأَدْمَوْهُ، وَهْوَ يَمْسَحُ الدَّمَ عَنْ وَجْهِهِ، وَيَقُولُ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِقَوْمِي فَإِنَّهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ "
Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud -radıyallahu anh-'dan rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir: “Sanki Allah Rasulü -sallallahu aleyhi ve sellem-'i gözlerimle görüyormuş gibi hatırlıyorum. Allah’ın salat ve selamı onun üzerine olsun. Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- kendinden önce gelmiş bir peygamber hakkında bize şöyle haber verdi. "Kavmi o peygambere öyle vurdu ve bedenini kanattı ki, O ise yüzünden kan akar vaziyetteyken bile: “Allahım! Sen bu kavmimi affet. Onlar cahil, bilmeyen kimselerdir.” diye dua ederdi.
Rivayet eden: Buhârî (No. 3477, 6929), Müslim (No. 1792a, 1792b), İbn Mâce (No. 4025) ve Ahmed b. Hanbel (No. 3429, 3851, 3898, 3986, 4136).