"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yürüyordum. Üzerinde Necran kumaşından yapılmış sert ve kalın kenarlı bir elbise vardı. Çölde yaşayan bir bedevi Arap yaklaşarak Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in elbisesinin kenarından kuvvetlice çekti. O kadar ki, elbisesinin kenarı boyun bölgesinde iz bıraktı."
Enes -radıyallahu anh- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yürüyordum. Üzerinde Necran kumaşından yapılmış sert ve kalın kenarlı bir elbise vardı. Çölde yaşayan bir bedevi Arap yaklaşarak Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in elbisesinin kenarından kuvvetlice çekti. O kadar ki, elbisesinin kenarı boyun bölgesinde iz bıraktı. Sonra şöyle dedi: “Ey Muhammed! Sende olan Allah (zekat) malından bana verilmesi için emret.” Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- o adama döndü, gülümsedi ve kendisine bir şeyler verilmesini emretti.”
Rivayet eden: Buhârî (No. 3149, 5809, 6088), Müslim (No. 1057a, 1057b), İbn Mâce (No. 3553) ve Ahmed b. Hanbel (No. 12090, 12717).
Enes -radıyallahu anhu- anlatıyor: -"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yürüyordum. Üzerinde Necran kumaşından yapılmış sert ve kalın kenarlı bir elbise vardı. Yani bu elbise Yemen'de bulunan Necran kentinde örülmüş alt tarafı çizgili, kenarları sert ve kalın bir elbiseydi. -Çölde yaşayan bir bedevi Arap arkasından yaklaşarak Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-'in elbisesinin kenarından kuvvetlice çekti. Enes devamla, bu şiddetli çekmenin sonucunda Allah Rasûlünün arkasını dönerek, adamla göğüs göğüse geldiğini haber vermektedir. et-Tiybî ise, "Allah Rasûlü tüm bedeniyle geri dönerek göğüs göğüse kaldı. Zira Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- arkasına döneceği zaman tüm bedeniyle dönerdi. Bu adamın kaba davranışından etkilenip, genel adetini değiştirmedi" demiştir. -O kadar ki, elbisesinin kenarı omuzu üzerinde boyun yüzeyinde iz bıraktı. -Yüce Allah şu ayetinde ne kadar da doğru buyurmuştur: "Bedevî'ler, küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidirler." (Tevbe Suresi, 97) -Sonra şöyle dedi: “Ey Muhammed! Bu adam müellefe-i kulûbtan bir kimseydi. Peygamberimize şiddetli bir üslupla ismiyle seslenerek, çok yumuşak olan bu peygambere karşı kaba davranmıştır. -Sende olan Allah malından (ganimetlerden) bana verilmesi için emret.” Yardımcılarına bana mal vermelerini emret. -Sende olan Allah malından (ganimetlerden) bana verilmesi için emret.” Yani bana vermeni istediğim ama asılda senin olmayan o maldan ver. Bir rivayette, "Bu mal ne senin ne de babanın malıdır. dedi. Bu malın müellefe-i kulûba verilen zekat malı olduğu tefsiri yapılmıştır. -Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- o adama şaşırarak baktı, acıyarak gülümsedi ve kendisine bir şeyler verilmesini emretti.”
Arapça açıklama
أخبر أنس رضي الله عنه فقال: (كنت أمشي مع رسول الله صلى الله عليه وسلم وعليه برد) أي: ثوب مخطط (نجراني): أي منسوب إلى نجران بلد باليمن، (غليظ الحاشية) أي: الطرف (فأدركه أعرابي) أي لحقه (فجبذه) أي: فجذب الأعرابي النبي صلى الله عليه وسلم "بردائه جبذة شديدة".
قال أنس: فنظرت إلى صفحة عاتق رسول الله صلى الله عليه وسلم): وهو موضع من المنكب (قد أثرت بها) أي: في صفحته. (حاشية الرداء من شدة جبذته) ثم قال الأعرابي:( يا محمد)! والظاهر أنه كان من المؤلفة، فلذلك فعل ما فعله، ثم خاطبه باسمه قائلا على وجه العنف مقابلاً لبحر اللطف (مر لي) أي: مر وكلاءك بأن يعطوا لي أو مر بالعطاء لأجلي (من مال الله الذي عندك) أي من غير صنيع لك في إعطائك، كما صرح في رواية حيث قال: "لا من مالك ولا من مال أبيك". قيل: المراد به مال الزكاة، فإنه كان يصرف بعضه إلى المؤلفة، (فالتفت إليه رسول الله صلى الله عليه وسلم) فنظر إليه تعجبا (فضحك) أي تلطفا (ثم أمر له بعطاء).
غلظة الأعراب وجلافتهم في المعاملة.
مزيد حسن خلقه صلى الله عليه وسلم وصبره على سوء أدب هذا الأعرابي.
استحباب مقابلة الإساءة بالإحسان، وعدم مقابلة الإساءة بمثلها.
يجب على الداعية أن يوطن نفسه على تحمل مثل هذه المكاره.
يستحب للداعي أن يطيب قلب المخطئ ولا يعنفه؛ لأن ذلك أنفع في نصحه، وأرجى لرجوعه إلى الحق.
بيان أن الأنبياء أشد الناس بلاء وابتلاء ثم أتباعهم الأمثل فالأمثل.
وعن أنس رضي الله عنه قال: كنت أمشى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم، وعليه برد نجرانى غليظ الحاشية، فأدركه أعرابى، فجبذه بردائه جبذة شديدة، فنظرت إلى صفحة عاتق النبى صلى الله عليه وسلم، وقد أثرت بها حاشية البرد من شدة…
Râvi: Enes b. Mâlik
Hüküm yokMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Mişkâtü'l-Mesâbîh 5803