Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam alacağını istemek üzere Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı ağır bir ifade kullandı. Bunun üzerine ashâb ona haddini bildirmek istediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Onu bırakınız. Çünkü alacaklı olanın söz söylemeye hakkı vardır.» buyurdu. Sonra da: «Onun devesiyle aynı yaşta olan bir deve veriniz.» diye emretti. Sahâbîler: Yâ Rasûlallah! Ancak onun devesinden daha iyi olan yaşlısını bulabiliyoruz, dediler. Peygamber Efendimiz: «O halde onu veriniz; şüphesiz ki sizin hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir.» buyurdu.
Rivayet eden: Buhârî (No. 2306, 2390, 2401, 2606), Müslim (No. 1601a), Tirmizî (No. 1317, 1317b) ve Ahmed b. Hanbel (No. 9021, 9500).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir adamdan küçük bir deveyi borç olarak almıştı. Adam, alacağını istemek üzere Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı borcunu isterken ağır bir ifade kullandı. Bunun üzerine sahabeler, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e karşı olan kabalığından ve edepsizce tavırlarından dolayı onu dövmek istediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:Onu bırakınız dilediğini söylesin, hiçbir şekilde ona karşı çıkmayın. Çünkü alacaklı olan borcun ödenmesini talep etme hakkına sahiptir. Ancak isterken edep çerçevesine bağlı kalmalıdır. Ancak sayıp sövmek ve kötülemek müslümanın ahlakından değildir. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabından bazısına sadaka develerinden onun devesiyle aynı yaşta olan bir deveyi o kimseye vermelerini emretti. Sahabeler: (Onun devesine eş değer bir deve bulamıyoruz) Ancak onun devesinden daha iyi olan yaşlısını bulabiliyoruz, dediler. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «O halde onu veriniz; şüphesiz ki sizin insanlarla muamelede en faziletliniz, sevap olarak en çoğunu hak edeniniz, borcunu en güzel şekilde ödeyeninizdir.» buyurdu.
Arapça açıklama
كان لرجل دين على النبي صلى الله عليه وسلم ، وكان النبي صلى الله عليه وسلم قد استقرض من ذلك الرجل ناقة صغيرة، فجاء إلى النبي صلى الله عليه وسلم يطلب منه قضاء دَيْنِه وأغلظ عليه في طلبه، فأراد أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم أن يضربوه بسبب غلظته للنبي صلى الله عليه وسلم وسوء أدبه معه، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : اتركوه يقول ما يشاء ولا تتعرضوا له بشيء؛ فإن صاحب الحق له حق في مطالبة غريمه بقضاء الدين ونحوه، لكن مع التزام أدب المطالبة، أما السَّب والشَّتم والتجريح، فليس من أخلاق المسلمين.
ثم أمَر النبي صلى الله عليه وسلم بعض الصحابة أن يُعطيه بعيرًا مساويا لبعيره في السِّن.
فقالوا: لا نجد إلا بعيرًا أكبر من بعيره. فقال: أعطوه بعيرًا أكبر من بعيره؛ فإن أفضلكم في معاملة الناس، وأكثركم ثوابًا أحسنكم قضاءً للحقوق التي عليه دينًا أو غيره.
حسن خلق النبي -صلى الله عليه وسلم- وعظم حلمه وتواضعه وإنْصَافه.
من عليه دين لا ينبغي له مجافاة صاحب الحق.
جواز توكيل الحاضر في البلد بغير عذر.
جواز التوكيل في قضاء الديون، ولا يُعَدُّ ذلك من المماطلة.
الاقتراض في البر والطاعات وكذا في الأمور المباحة لا يُعَاب.
جواز الاقتراض للحاجة.
جواز استقراض الإبل ويلتحق بها جميع الحيوانات.
الحث على حسن المعاملة، واللطف في القول ولو كان الإنسان صاحب حق.
جواز المطالبة بالدَّين إذا حَلَّ أجله.
يستحب لمن كان عليه دين أن يعطي الدائن زيادة على حقه عند وفائه، دون اشتراط الزيادة؛ لأن اشتراطها ربا.
Âlimlerin hükümleri
Hüküm, kitabın (Sahîh-i Buhârî) konumundan alınmıştır.
Diğer rivayetler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 2390
وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رجلا أتى النبي صلى الله عليه وسلم يتقاضاه فأغلظ له فهم به أصحابه، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "دعوه فإن لصاحب الحق مقالا" ثم قال: "أعطوه سنا مثل سنه" قالوا: يا رسول…
Râvi: Ebû Hureyre
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Mişkâtü'l-Mesâbîh 2906