Râvi:Ebû Hureyre
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ قَامَ أَعْرَابِيٌّ فَبَالَ فِي الْمَسْجِدِ فَتَنَاوَلَهُ النَّاسُ، فَقَالَ لَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم "
دَعُوهُ وَهَرِيقُوا عَلَى بَوْلِهِ سَجْلاً مِنْ مَاءٍ، أَوْ ذَنُوبًا مِنْ مَاءٍ، فَإِنَّمَا بُعِثْتُمْ مُيَسِّرِينَ، وَلَمْ تُبْعَثُوا مُعَسِّرِينَ "
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- naklediyor: "Bir bedevî kalkıp mescide bevletti. İnsanlar yüksek sesle konuşarak adama yöneldiler. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de onlara şöyle buyurdu: "Onu bırakın, o işini tamamladıktan sonra bevli üzerine bir kova yahut bir kap su dökün. Çünkü siz, zorlaştırıcı olarak değil, kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz."
Rivayet eden: Buhârî (No. 220, 6128), Ebû Dâvûd (No. 380), Tirmizî (No. 147), Nesâî (No. 56, 330) ve Ahmed b. Hanbel (No. 6957, 7467).