حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ
Sehl -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Cennet'te Reyyân denilen bir kapı vardır ki, Kıyamet Günü o kapıdan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. (O gün) Oruçlular nerede? diye seslenilir. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse giremez.»
Rivayet eden: Buhârî (No. 1896) ve Müslim (No. 1152).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle haber vermiştir: Cennet kapılarından birine 'Reyyân' kapısı denir. Kıyamet gününde oradan sadece oruç tutanlar girer, onlardan başka hiç kimse o kapıdan giremez. (O gün) 'Oruç tutanlar nerede?' diye nida edilir; bunun üzerine onlar kalkıp o kapıdan girerler, onlardan başka hiç kimse giremez. Onların sonuncusu da içeri girdiğinde kapı kapanır ve artık oradan hiçbir kimse giremez.
Hadisten çıkan dersler
İmam Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadis, oruç tutmanın faziletini ve oruç tutanların değerini vurgulamaktadır.
Allah, Cennet'in sekiz kapısından birini oruç tutanlar için ayırmıştır; o kapıdan girdiklerinde kapı kapanacaktır.
Cennet'in kapılarının olduğu belirtilmiştir.
Sindî -rahimehullah- şöyle demiştir: (Oruç tutanlar nerede?)' ifadesinden kasıt, çokça oruç tutanlardır. Nitekim 'âdil' ve 'zâlim' sıfatları da bu davranışı bir kez yapanlar için değil, onu adet ve alışkanlık haline getirenler için kullanılır.
(Reyyân), suya kandıran/susuzluğu gideren anlamına gelir. Çünkü oruç tutanlar, özellikle uzun ve sıcak yaz günlerinde susuzluk çekerler. İşte bu yüzden, kendilerine has olan bu kapıya 'Reyyân Kapısı' adı verilerek ödüllendirilirler. Bir diğer görüşe göre 'Reyyân', fa'lân (فَعْلَان) vezninde olup, susuzluğun zıttı olan 'bol suya kanmışlık' anlamına gelir. Bu ismin verilmesinin sebebi, oruç tutanların (dünyada çektikleri) susuzluk ve açlığa karşılık bir mükafat olmasıdır.
Arapça açıklama
أخبر النبي صلى الله عليه وسلم أن بابًا من أبواب الجنة يسمى: باب الريان، يدخل منه الصائمون يوم القيامة، لا يدخل منه أحد غيرهم، ينادى: أين الصائمون، فيقومون ويدخلون، لا يدخل منه أحد غيرهم، فإذا دخل آخرهم أغلق، فلم يدخل منه أحد بعد.
قال النووي: في هذا الحديث فضيلة الصيام وكرامة الصائمين.
أفرد الله للصائمين بابًا من أبواب الجنة الثمانية، إذا دخلوه أغلق.
بيان أن للجنة أبوابًا.
قال السندي: قوله: (أين الصائمون)، أي المكثرون الصيام كالعادل والظالم، يقال لمن يعتاد ذلك، لا لمن يفعل ذلك مرة.
(الريان) يعني الذي يروي؛ لأن الصائمين يعطشون ولاسيما في أيام الصيف الطويلة الحارة؛ فيجازون بتسمية هذا الباب بما يختص بهم، باب الريان، وقيل الريان فعلان كثير الري ضد العطش، سمى به؛ لأنه جزاء الصائمين على عطشهم وجوعهم.
"إن في الجنة بابًا يقال له: الريان، يدخل منه الصائمون يوم القيامة لا يدخل منه أحد غيرهم يقال: أين الصائمون؟ فيقومون لا يدخل منه أحد غيرهم، فإذا دخلوا أغلق فلم يدخل منه أحد"