Râvi:Ebû Saîd el-Hudrî
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ "
إِذَا وُضِعَتِ الْجِنَازَةُ وَاحْتَمَلَهَا الرِّجَالُ عَلَى أَعْنَاقِهِمْ، فَإِنْ كَانَتْ صَالِحَةً قَالَتْ قَدِّمُونِي. وَإِنْ كَانَتْ غَيْرَ صَالِحَةٍ قَالَتْ يَا وَيْلَهَا أَيْنَ يَذْهَبُونَ بِهَا يَسْمَعُ صَوْتَهَا كُلُّ شَىْءٍ إِلاَّ الإِنْسَانَ، وَلَوْ سَمِعَهُ صَعِقَ "
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Cenaze tabuta konulup insanlar onu omuzlarında taşıdıklarında, eğer salih (iyi) bir kimse ise: 'Beni çabuk götürün, beni öne alın!' der. Eğer salih olmayan bir kimse ise: "Vay başıma gelen! Beni nereye götürüyorsunuz?" diye feryat eder. Onun sesini, insanlar hariç her varlık duyar. Şayet insan, onu işitecek olsaydı (dehşetten) düşüp bayılırdı.»
Rivayet eden: Buhârî (No. 1314, 1316, 1380), Nesâî (No. 1909) ve Ahmed b. Hanbel (No. 10945, 11127).