Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 7454
Bize, doğru söyleyen, doğruluğu tasdik ve kabul edilmiş olan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk gün ve gecede derlenir, toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı haline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça…
نَّ خَلْقَ أَحَدِكُمْ يُجْمَعُ فِي بَطْنِ أُمِّهِ أَرْبَعِينَ يَوْمًا وَأَرْبَعِينَ لَيْلَةً، ثُمَّ يَكُونُ عَلَقَةً مِثْلَهُ، ثُمَّ يَكُونُ مُضْغَةً مِثْلَهُ، ثُمَّ يُبْعَثُ إِلَيْهِ الْمَلَكُ فَيُؤْذَنُ بِأَرْبَعِ كَلِمَاتٍ، فَيَكْتُبُ رِزْقَهُ وَأَجَلَهُ وَعَمَلَهُ وَشَقِيٌّ أَمْ سَعِيدٌ ثُمَّ…
Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 12 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2637a
«Şüphesiz Allah bir kulunu sevdiği zaman Cebrâil -aleyhisselam-'a seslenip: ‘Ben falancayı seviyorum, sen de onu sev!’ diye buyurur. Bunun üzerine Cebrâil de onu sever. Sonra Cebrâil gök ehline şöyle seslenir: ‘Şüphesiz Allah falancayı seviyor, siz de onu sevin!’ Böylece gök ehli de onu sever. Sonra…
اللَّهَ إِذَا أَحَبَّ عَبْدًا دَعَا جِبْرِيلَ فَقَالَ إِنِّي أُحِبُّ فُلاَنًا فَأَحِبَّهُ - قَالَ - فَيُحِبُّهُ جِبْرِيلُ ثُمَّ يُنَادِي فِي السَّمَاءِ فَيَقُولُ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ فُلاَنًا فَأَحِبُّوهُ . فَيُحِبُّهُ أَهْلُ السَّمَاءِ - قَالَ - ثُمَّ يُوضَعُ لَهُ الْقَبُولُ فِي الأَرْضِ .…
Râvi: Ebû Hureyre + 11 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 7430
Ebu Hureyre -radıyallahu anh'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre Allah rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim, helâl kazancından bir hurma kadar sadaka verirse, – ki Allah, helâlden başkasını kabul etmez– Allah o sadakayı sağı ile kabul eder. Sonra onu dağ gibi oluncaya kadar, herhangi…
وَقَالَ خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ تَصَدَّقَ بِعَدْلِ تَمْرَةٍ مِنْ كَسْبٍ طَيِّبٍ، وَلاَ يَصْعَدُ إِلَى اللَّهِ إِلاَّ الطَّيِّبُ، فَإِنَّ…
Râvi: Ebû Hureyre + 12 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Buhârî 4731
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâil -aleyhisselâm-’a: «Bizi daha sık ziyaret etmeni engelleyen nedir?» diye sordu. Bunun üzerine, «Biz ancak senin Rabbinin emriyle ineriz; önümüzde, arkamızda ve bunların arasında ne varsa hepsi Rabbinindir.» (Meryem Sûresi…
مَا يَمْنَعُكَ أَنْ تَزُورَنَا أَكْثَرَ مِمَّا تَزُورُنَا فَنَزَلَتْ {وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلاَّ بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا}"
Râvi: İbn Abbâs + 7 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim 2113a
«Yanlarında köpek ve çan bulunan bir topluluğa melekler arkadaşlık etmez.»
لاَ تَصْحَبُ الْمَلاَئِكَةُ رُفْقَةً فِيهَا كَلْبٌ وَلاَ جَرَسٌ "
Râvi: Ebû Hureyre + 16 başka rivayet Şerhli
Sahih
Riyâzü's-Sâlihîn 1846
Aişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Melekler nurdan yaratıldı. Cinler dumanlı alevden, ateşten yaratıldılar. Âdem ise size anlatılandan yaratıldı.”
"خلقت الملائكة من نور، وخلق الجان من مارج من نار، وخلق آدم مما وصف لكم"
Râvi: Âişe + 4 başka rivayet Şerhli
Sahih
Riyâzü's-Sâlihîn 1829
Cebrâil – aleyhisselam- Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve selem-‘e gelerek “İçinizdeki Bedir ehlini nasıl görüyorsunuz?” diye sordu. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- de “Müslümanların en faziletlileridir.” buyurdu. Ya da buna benzer bir şeyler söyledi. Cebrâil -aleyhisselam- “Biz de Bedir’e katılan melekleri en faziletlilerimiz olarak kabul…
وعن رفاعة بن رافع الزرقي رضي الله عنه قال: جاء جبريل إلى النبي صلى الله عليه وسلم : "إذا أنزل الله تعالى بقوم عذاباً. وعن رفاعة بن رافع الزُّرَقِيِّ - رضي الله عنه - قال: جاء جبريل إلى النبيّ - صلى الله عليه وسلم - قال: مَا تَعُدُّونَ أهْلَ بَدْرٍ فِيكُمْ؟ قال: «مِنْ أفْضَلِ المُسْلِمِينَ»…
Râvi: Rifâ‘a ibn Râfi az-Zuraqî + 2 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim 806
«Bir gün Cebrail -aleyhisselam-, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte otururken yukarıdan bir gıcırtı/kapı sesi duydu. Başını kaldırarak şöyle dedi: 'Bu, bugün gökte açılan bir kapıdır ve bugüne kadar hiç açılmamıştı.' Derken o kapıdan bir melek indi. Cebrail -aleyhisselam-: 'Bu, yeryüzüne inen bir melektir…
أَبْشِرْ بِنُورَيْنِ أُوتِيتَهُمَا لَمْ يُؤْتَهُمَا نَبِيٌّ قَبْلَكَ فَاتِحَةُ الْكِتَابِ وَخَوَاتِيمُ سُورَةِ الْبَقَرَةِ لَنْ تَقْرَأَ بِحَرْفٍ مِنْهُمَا إِلاَّ أُعْطِيتَهُ .
Râvi: İbn Abbâs + 3 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6595
Enes b. Mâlik –radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: «Allah Teâlâ her rahim için bir melek görevlendirmiştir. Melek: "Ya Rabbi bir Nutfe (sperm) yarattın. Ya Rabbi Alaka (donmuş kan) yarattın. Ya Rabbi Mudga (bir çiğdem…
وَكَّلَ اللَّهُ بِالرَّحِمِ مَلَكًا فَيَقُولُ أَىْ رَبِّ نُطْفَةٌ، أَىْ رَبِّ عَلَقَةٌ، أَىْ رَبِّ مُضْغَةٌ. فَإِذَا أَرَادَ اللَّهُ أَنْ يَقْضِيَ خَلْقَهَا قَالَ أَىْ رَبِّ ذَكَرٌ أَمْ أُنْثَى أَشَقِيٌّ أَمْ سَعِيدٌ فَمَا الرِّزْقُ فَمَا الأَجَلُ فَيُكْتَبُ كَذَلِكَ فِي بَطْنِ أُمِّهِ "
Râvi: Enes b. Mâlik + 5 başka rivayet Şerhli
Hasen
Riyâzü's-Sâlihîn 406
«Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur ki, orada Allah'a secde etmek için alnını koymuş bir melek olmasın. Allah'a yemin olsun ki, benim bildiğimi siz bilseydiniz az güler…
"إنى أرى ما لا ترون؛ أطت السماء وحق لها أن تئط، ما فيها موضع أربع أصابع إلا وملك واضع جبهته ساجداً لله تعالى، والله لو تعلمون ما أعلم، لضحكتم قليلاً، ولبكيتم كثيراً، وما تلذذتم بالنساء على الفرش، ولخرجتم إلى الصعدات تجأورن إلى الله تعالى"
Râvi: Ebû Zer + 2 başka rivayet Şerhli
Sahih
Şerhli hadisler 8314
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah şöyle buyurdu ki: Kulum kötü bir amel yapmak isterse, onu yapmadıkça yazmayın! Yapınca, onu aleyhine bir günah olarak yazın! Eğer benim için terk ederse bunu onun lehine bir sevap…
عن أبي هريرة رضي الله عنه مرفوعاً: «يقول اللهُ: إذا أراد عبدي أنْ يعملَ سيئةً، فلا تكتبوها عليه حتى يعملَها، فإنْ عَمِلها فاكتبوها بمثلِها، وإنْ تركها مِن أجلي فاكتبوها له حسنةً، وإذا أراد أنْ يعملَ حسنةً فلم يعملها فاكتبوها له حسنةً، فإنْ عملها فاكتبوها له بعشر أمثالها إلى سبعِ مائة ضِعْفٍ».
Râvi: Ebû Hureyre + 1 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sünen-i Nesâî 1282
Abdullah b. Mesud -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre demiştir ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:"Yüce Allah'ın yeryüzünü dolaşan melekleri vardır. Onlar ümmetimden salat ve selam getirenleri bana iletirler.''
" إِنَّ لِلَّهِ مَلاَئِكَةً سَيَّاحِينَ فِي الأَرْضِ يُبَلِّغُونِي مِنْ أُمَّتِي السَّلاَمَ "
Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 5 başka rivayet Şerhli
Sahih
Mişkâtü'l-Mesâbîh 5880
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Kurayza oğulları'na sefer ettiğinde ben Cibrîl'in -salavatullahi aleyh-'in melekler alayının Ganm oğulları sokağnıdan geçtikleri sırada yükselen tozunu bugün bile hâlâ görür gibiyim, demiştir.
وَعَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: لَمَّا رَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ الخَنْدَق وضع السِّلاحَ واغتسل أَتاه جِبْرِيل وَهُوَ يَنْفُضُ رَأْسَهُ مِنَ الْغُبَارِ فَقَالَ قَدْ وَضَعْتَ السِّلَاحَ وَاللَّهِ مَا وَضَعْتُهُ اخْرُجْ إِلَيْهِمْ قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ…
Râvi: Enes b. Mâlik + 2 başka rivayet Şerhli
Sahih
Mişkâtü'l-Mesâbîh 5873
İbn Abbâs -radıyallahua anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre Şüphesiz ki; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:Bedir günü ''İşte şu; atının başını ve gemini tutmuş, harb silâhı üzerinde (hücuma hazır bir halde) Cebrâil’dir.''
وَعَنْهُ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ يَوْمَ بَدْرٍ: «هَذَا جِبْرِيلُ آخِذٌ بِرَأْسِ فرسه عَلَيْهِ أَدَاة الْحَرْب» . رَوَاهُ البُخَارِيّ
Râvi: İbn Abbâs + 2 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim 796
Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Üseyd b. Hudayr bir gece vakti atını yakınında bir yere bağlamış, Kur'an okuyordu. Bu sırada at birden ürküp şahlanmaya başladı. Üseyd okumayı kesti. O susunca at da sakinleşmişti. Üseyd tekrar okumaya koyuldu. At yine şahlanınca…
تِلْكَ الْمَلاَئِكَةُ كَانَتْ تَسْتَمِعُ لَكَ وَلَوْ قَرَأْتَ لأَصْبَحَتْ يَرَاهَا النَّاسُ مَا تَسْتَتِرُ مِنْهُمْ "
Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 1 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sünen-i Nesâî 2055
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Sa'd'ın cenazesi üzerine Rahmân'ın Arş'ı titremiştir.Sa’d b. Muâz için, gökyüzünün kapıları açılmıştır.Yetmiş bin melek inmiştir.Kabirde sıkılmış ama sonra bırakılmıştır.''
" هَذَا الَّذِي تَحَرَّكَ لَهُ الْعَرْشُ وَفُتِحَتْ لَهُ أَبْوَابُ السَّمَاءِ وَشَهِدَهُ سَبْعُونَ أَلْفًا مِنَ الْمَلاَئِكَةِ لَقَدْ ضُمَّ ضَمَّةً ثُمَّ فُرِّجَ عَنْهُ "
Râvi: Abdullah b. Ömer + 1 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sünen-i Ebû Dâvûd 4727
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: " Arşı taşıyan meleklerden bahsetmem konusunda bana izin verildi. Onlardan her birisinin kulak memesi ile boynunun arasındaki mesafe yedi yüz yıldır."
أُذِنَ لِي أَنْ أُحَدِّثَ عَنْ مَلَكٍ مِنْ مَلاَئِكَةِ اللَّهِ مِنْ حَمَلَةِ الْعَرْشِ إِنَّ مَا بَيْنَ شَحْمَةِ أُذُنِهِ إِلَى عَاتِقِهِ مَسِيرَةُ سَبْعِمِائَةِ عَامٍ "
Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 1 başka rivayet Şerhli
Hasen
Müsned 3668
Abdullah b. Mes´ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- O şöyle diyor:'' Cebrail -aleyhisselam-'ı Sidretu'l-Müntehâda altı yüz kanadı ile gördüm.''Buyurdu.Âsıma kanatlardan sordum?Bana haber vermeyi istemedi.Dedi ki bana arkadaşlarından bazıları haber verdi ki:''Kanat doğu…
حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ حَدَّثَنِي حُسَيْنٌ حَدَّثَنِي عَاصِمُ بْنُ بَهْدَلَةَ قَالَ سَمِعْتُ شَقِيقَ بْنَ سَلَمَةَ يَقُولُ سَمِعْتُ ابْنَ مَسْعُودٍ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَأَيْتُ جِبْرِيلَ عَلَى سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى وَلَهُ سِتُّ مِائَةِ جَنَاحٍ…
Râvi: Abdullah b. Mes'ûd Şerhli
Hasen
Şerhli hadisler 10549
Abdullah b. Zübeyr Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle söylerken işittim demiştir: İnsanlar bozguna uğrayıp Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in etrafından dağıldılar. Hatta bazıları Medine tarafında dağın üstündeki bölgelere vardılar. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geri döndüler ve Hanzala b. Ebî…
عن عبد الله بن الزبير رضي الله عنهما قال: سمعتُ رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: وقد كان الناسُ انهزموا عن رسول الله صلى الله عليه وسلم حتى انتهى بعضُهم إلى دُون الأَعْراض على جبلٍ بناحيةِ المدينة، ثم رجعوا إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم وقد كان حَنْظَلة بن أبي عامر الْتَقَى هو وأبو سفيان بن…
Râvi: Abdullah ibn az-Zubayr Şerhli
Sahih
Şerhli hadisler 10550
Übey b. Ka'b -radıyallahu anh-'tan onunda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuştur:''Âdem -aleyhisselam- vefat edince, melekler üç defa su ile yıkadılar. Onu defnettiler. Sonra çocuklarına dönerek, (Ey âdemoğulları! Ölülerinize böyle yapınız) dediler.''
عن أبي بن كعب، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «لما تُوُفِّيَ آدمُ غَسَّلَتْه الملائكةُ بالماء وِتْرًا، وأَلْحَدُوا له، وقالوا: هذه سُنَّةُ آدَمَ في وَلَدِه».
Şerhli